Image Hosted by ImageShack.us

05 Kasım 2009 Perşembe

Evcilik Oyunları Sorunsalı


Şurada bahsettiğim kankam İtalyaya yerleşiyo bide üstüne evleniyo...
Sabah sabah bi garip oldum,ha çok sevindim onun adına ama İtalya be:((
İstanbulda olması bile yeterince üzücü oluyordu:((
Hep sevdiğim insanların uzakta olmasından çok yoruldum ben...Üzüldüm ya bildiğiniz gibi değil...Ama tabi orada hayatı buradan daha iyi olacak bide o var...Sevdiği,aşık olduğu insanla arasındaki sorunları çözdü ve düşünün italyaya taşınıp orada hayatını kurup konsoloslukta evlenecekler...Umarım çok mutlu olurlar
*(sabahki twitter saçmalamalarımı kaale alma Süpermen;)

Ama tabi şöyle bir sorunsal var biryıldır hayatımda...yok ya çok sinir bozucu...Böyle yalandan flörtleştiğim,evlenelim şu kadar çocuğumuz olsun,morcivert pancurlu evimiz olsun,prag'a gidelim balayına,sana şöle yemekler yaparım böle yaşantımız olurlu evcilik oynadığım adamların hepsi bir ay geçmiyor evleniyorlar...Valla bak atmıyorum!

Yakında oğlan anaları türbe ziyeret eder gibi bana gelicek,şu benim oğlanı bi evereleim iki saçmala falan diye...
Niye ya niye,adamlar evlenmek istemiyorlar,dalga geçiyorlar,başlarım evliliğe diye demedikleri yok,ben evlenicem şöle hayatım olucak böle yaşıyacam diye hayaller kuran ben ama onlar evleniyor...Anlamadım ya bi yerde yanlış yapıyorumda nerde...

Zaten evlenmek istiyorum diye türlü aşağılanmaları yiyorum herkes evlilik düşmanı,kızlar feminist,erkekler şovenist!
Ama gel görki ilk bu salaklar evleniyorlar...Madem bi felsefeniz var ona göre davranın,neymiş aşık olmuşmuş!!

Artık milletle flörtleşmeye korkar oldum resmen,aklıma geliyo lan bu evlenir şimdi diyorum...Onu geç Darcy'le flörtleşmemeye özen gösteriyorum,düşünsenize adam bir ay sonra evlenirse varya sadece benim yüzümden olur bu...O zaman pessimistin allahı olurum valla...

Eğer evde kalırsam şayet kesin bi zaman makinası icad edicem...Bunu kesin yapıcam...Sonra geriye gidip ilk evlilik kurumunu kim çıkardıysa gidip vurucam evet bunu insanlığın hayrına yapıcam...Düşünsenize evde kalsam bilim insanı olucam çıkıcam başınıza hehe:)

Niye evlenmeyi istiyorsun diye soruyolar bana,bence evlilik güzel bişey,hayatımı sap gibi geçirmek istemiyorumki ben...Kariyer ayaklarında bi hatunda değilim,benim planladığım kariyer zaten çok manyak gibi çalışmaçlı değil...Bi vintage dükkanım olsun başka bişey istemiyorum...
Zaten ev çekip çeviren bi tipimdir,yemek evişi falan onlar yıllardır yaptığım şey...Yani çok bu ne lan diyeceğim bi durumu yok...
En azından ben dürüstçe bu isteğimi dile getiriyorum,çoğu kişi yok evlenmem ayaklarında ama görüyoruz işte iki üç ay sonra düğün dernek olaya yelken açıyolar...

O değil bugün tüm evcilik oynadığım kişilere söyledim bir ay sonra evlenirsiniz diye tutuştular garipler ehuheheheh:))


04 Kasım 2009 Çarşamba

Ölmeden Yapmalı Tabii

Şimdi ölmeden önce napcağınızın dalgası varya o kervana bende katılcam bu postumla...
Ölmeden önce yapcağınız 100 şeymiş:)100 bulabilirmiyim diye düşündürttü:)

1/ Prag!a gidicem evet ölmeden önce yapıcam bunu,yoksa hortlar yine giderim...Kışın olacak,yanımda bi erkek olcak yoksa napiim ben öle işi...Turistlerle hihaho yapmak insana çok koyar lan:) Charles Brige'da dolancaz,ama kar olacak...Bi sürü fotoğraf çekicez,kardan adam yapıcaz...Çek birası yuvarlıycaz,bütün bi gece sokaklarda avare gibi gezicez...Sonra otel odasının manzarası olacak,ordanda izliycez...Gerisini getirmiyim siz tahmin edin:)

2/ Tori Amosla tanışmak...Onu dünya gözüyle görmeyi çok çok istiyorum,ben yalvarırmışım nolur abla bi yemek yiyelim nolur nolur diye kırmaz beni ya sanmıyorum,o iyi cici bi kişilik...

3/Hayvanat bahçesine gitmek,uzun zamandır gitmiyorum çocukluğumdan beridir,özledim ya,götürende yok sapa bi yerde off:/

3/Darcy'e onu sevdiğimi söylemeyi isterdim...Düşünsenize ölsem bunu hiç bilmeyecek...

4/ WingChun öğrenmek

5/Evlenmek! ölmeden hiç evlenmemiş olmak istemiyorum...Koca adaylarıma duyrulur(varsa tabii:P)

6/ Lisedeki kankamı bi kere daha görmek istiyorum,o kadar facebook hedösü oldu bi onu bulmadım gitti ya:(

7/ Selebiriti olup,twitterdaki bütün takip ettiklerimi silicem 2 kişi falan takip edicem onlarıda kuradan çekicem ahahahah:)

8/Garden State'daki gibi yüksek bi yere çıkıp aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa! diye höykürcem:)

9/Çok ateşli biriyle çok ateşli bi şekilde sevişcem...(Tercihen Darcy tabii)

10/Eski bi arabayla,turlamak bilimum Türkiyeyi...


11/Beni kanlı canlı görememiş insanları görme şerefine erdiriiiim demi:)

12/Çok havalı bi iş kadını oluyum,yüksek topuklularla düşmeden yürüyor oluyum

13/Mark's&Spencer'dan bi dolu seksi iççamaşırı alışverişi yapayım...

14/İncecik tığ gibi oluyum,nolur nolur ölmeden görüyüm bunu lütfen please...

15/Entel faliyetleri yapıp hımm mantıklııı diyim:)

Bu kadar valla 100 şeyi çıkaran arkadaşlara aferim diyorum ne diiim:)

Yağmurca


Yağmurlu havaları özlemişim evet,ama soğuğa alıştırmamıştım kendimi:(

En çok sabahları camımdaki yağmur damlalarını seviyorum...Tek tek sayıyorum evet çatlakça ama yapıyorum bu eylemi...
Sonra kalkıp bi kahve alıyorum,bulutları yağmuru izliyorum...
Güzel bi eylem bence...

03 Kasım 2009 Salı

Kapalıçarşı


Evett bu sezon başlayan en güzel dizi bence Kapalıçarşı...
Böyle çok sıcak,naif,dialogları,konusu güzel,çok eğlenceli,kadro zaten çok iyi daha ne olsun...

Nejat İşler forever dedirtiyor insana,ne güzel olmuş yine,onun gözlerinin içinin güldüğü rollerini çok seviyorum...Aslı Tandoğan zaten başka bir güzel,Kabadayıda hayran olmuştum kendisine,buradada hem güzel,naif ve oyunculuğu iyi...
Erkan Can halen kendinden bekleneni veremedi,ilerliyen bölümlere artık...

Tabii dizinin en bomba adamı Olgun Şimşek bence...O nasıl bir oyunculuktur,onun olduğu sahnelerde gülmeden duramadım,harikaydı...

"evlilik söz konusu olunca tek aday: maamut, gerisi teferruat"
"büyük aşklar cırmalayarak başlar"

Umarım bu dizi Canım Ailem gibi sarpa sarıp hezeyan haline gelmez...Canım aileme noldu ya,artık izlemek içimden gelmiyor,o derece saçmaladı klişeleşti...

Kapalıçarşı göz dolduruyor...

01 Kasım 2009 Pazar

Arızalı Aşk İstemiyorum!


Evet dün kesin karar verdim erkekler konusundaki tavrımın neden böyle olduğuna...
Hep kafamı kurcalıyordu hep sakin kişilere aşık oluşum...
Genelde böyle ama kendim gibi hafif kırık tiplerle hep arkadaş kanka oluyorum,sakin ve aklı selim kişilere(arkadaşlarımın tabiriyle uyuz!:) aşık oluyorum...

Bunun nedenini dün çözdüm sonunda arıza insanlar sıkıcı geliyor bana...Ne yani bumudur diyorum...Çokmu havalısın ee yaptığın şeyleri bende yaptım nolmuş diyorum...

Ama aklı selimlerde kalıyorum,farklı geliyor bana...

Birde benim deliliklerime bilgece gülüp geçecek insanları seviyorum...Yani ben sapıtırken karşımdaki aha ben senden sapıtığım moduna girince olmuyor,kıl oluyorum o zaman...

O bilgili olacak saçmalamayacak...Bi saçmalayan var zaten yeterince:)

Onun için işte Darcy'e aşık oldum...Tam anlattığım gibi birisi...

24 Ekim 2009 Cumartesi

Bir Çocuk Gördüm Geçmişte


Zamanında bir çocuk vardı,uzaktan hayal meyal sisli bir şekilde hatırlıyorum onu...Çok küçüktüm çünkü...Yakışıklı,herkesin sevdiği,çok güzel gülen biri olarak hatırlıyorum...

Ve ailesi...Öylesine yapılan bir evlilik,sonu boşanmayla biten...Çocuklarsa anne ve babanın arasında resmen top misali gidip geliyorlar...Babanne bakıyor çoğu zaman...

Oğlan bunalıma giriyor,ama kimse farketmiyor,herkes onu gözleri gülen çocuk olarak biliyor...Gözleri gülüyor ama içi kan ağlıyor...

Birgün bir düğüne gitmek için hazırlanıyorlar,herkes çıkıyor evden ,ya baba ben birşey unuttum geliyorum az sonra diyor ve eve geri dönüyor...
Sonra...
Sonrası yok...

Babasının tabancasını alıyor şakağına dayıyor...Çünkü bıkıyor,ordan oraya savrulmaktan...Çünkü bıkıyor,bu aitsizlik hissinden...
En deli çağında daha üniversiteye bile başlamadan bu dünyadan gitmeyi seçiyor...

Oysaki onu seven onca insan varken...Halen adı akla gelince birçok kişi burukluk yaşar...Halen o babanne ilk günmüşçesine ağlar...

İşte ben herzaman diyorum anne ve baba olmak öyle kolay şey değildir...Eğer bu sorumluluğu alıyorsan her şekilde alacaksın...Bir süre sonra senin hayatından çok çocuğun hayatı olmaya başlıyor...O çocuğun yaşadıklarını çok kişiden duydum,anne ve babasının ilgisizliğini,umursamazlığını...

En büyük hata ise eğer ebeveynsen evinde kesinlikle silah bulundurmayacaksın...Çocukların bir anı bir anını tutmaz,deli bir anında böyle birşey yapabilir...Ha ilaçda içebilirdi,bileklerinide kesebilirdi,ama en azından bulunduğunda belki yaşıyor olurdu,kafası patlamamış olurdu...

Şimdi bu yazıyı neden yazdığıma gelirsek,bana bir blogger arkadaş biray önce silahlanmaya karşı bir blog açtığını ve tanıtıcı bir makale yazabilirmyim diye sormuştu,ama çok yoğun dönem geçirdiğimden yazamadım ancak şimdiye kaldı,baktım o bloğa kapanmış...
Ama olsun yazacağım dedim...

Umarım böyle üzücü olayları bir daha duymam,
lütfen çevrenizde silah bulundurmayın...Özelliklede çocukların ve gençlerin yanıbaşında hiç bulundurmayın...

B.'ın Anısına...

21 Ekim 2009 Çarşamba

Before Sunrise/Before Sunset






Evet kabul ediyorum hep izlemem gereken filmleri izlememişim...
Ve bu açığımı kapatmak adına canla başla çalışıyorum:))

En son bu filmi izledim...Aslında iki film ama bana bir film gibi geldi arka arkaya izlenince:)

Before Sunrise,ilk film...Trende tanışan iki gencin Viyana'da bir gün ve gece geçirmelerini anlatıyor...Öyle bir gece geçirmeyi isterdim...Prag olabilir mesela:)
Çok naif kırılgan ve repliklerinin insanın aklına kazındığı film demek daha iyi olur...Ethan Hawk'ı pek sevmeyen bendeniz burada resmen bayıldım adama...O çocuksu heyecanı gülümsemesi ile beni benden almıştır...Julie Deply ise kibar,entellektüel rolü cuk oturmuş...
Bütün bir geceyi eğlenceli bir şekilde geçirmek ve sabaha değil o sokakların boşluğu,ıssızlığı ile insanın içine çöken melankoli ile sanki onlarla yaşadım filmi ben:)

Tamam kabul ediyorum plak dükkanındaki sahneleri en favorim oldu...Kabine girip Kath Bloom'un "Come here" şarkısını dinlerken çekingen ve öpüşmek isteyipde birbirinden utanan halleri çok sevimliydi...

İkinci film Before Sunset'de ise Jesse ve Celine 9 yıl sonra biraraya geliyorlar...Jesse o geceyi kitap haline getirmiş...Paris'te tekrar karşılaşıyorlar,büyümüşler ama yine replikler aynı...Aynı hayat sorgulaması aynı sevimli naif insanlar...Bazen filmde değilde onların yanında bi tabureye oturmuş dikizliyormuş havası oldu bende...Bide ohh Paris diyorsun tabi...Sonunda Nina Simone ile bitiyor olayı...Ve tabi July Deply/"A Waltz For A Night" ile...Jesse gitmiyor,uçağı kaçırıyor muhtemelen,sündürmüyorlar olacakları izleyiciye bırakıyorlar...Celine ne tatlı dans ediyor,Jesse ise ona sevimli sevimli bakıyor...

Bu iki filmde beni etkileyen iki insanın samimiyeti,zorlama bir hikaye taşımaması ve replikleri ezberlemişçesine kalıplaşmış değilde bir Viyana yada Paris sokağında yürüyen alelade iki insan olmaları...Dediğim gibi onları takip ediyormuş hissiyatı veriyor...

En etkileyci repliklerinden şairin onlar için yazdığı şiirle bitireyim...


"i'll carry you. you'll carry me...
that's how it could be...
don't you know me...
don't you know me by now..."


16 Ekim 2009 Cuma

"Northern Exposure"


Yazdan beri bu diziyi izliyolar bizimkiler...Ama yazın karlı soğuklu şeyleri pek sevmediğimden ben burun kıvırıyodum:)
Ama şimdi başlayabilirim dedim ve kaçırmadan izliyorum...Eskidende yayınlanıyordu ama o zaman izlemedik işte velettik:)

Ama çok güzel dizi...Soğuk bir kasabada geçen sıcacık hikayeler...Bana biraz Gilmore Girls'ü anımsatıyor...Yada onlar bundan esinlemiş olabilirler:)
Benim favori karakterim dicey;),çok hoş adam yav...Bide şaman-yazar çocuk var deri çeketli oda görüş alanıma giriyor:)

Ve kızılderili kız başlıbaşına olay...
Her bölümde değişik bir özlü hikayenin anlatılması,masal tadını veriyor...
Kahve ile pek süper gidiyor vesselam:)

Fotokopiler


Bugün pek doluyum diyeyse...Uzun zamandır yazmadığımdan düşünce bulutlarım birikmiş,sağnak halinde yağıyorum bloğa:)

Şimdi bu aralar çevremdeki tiplere bakınıyorumda hakkaten fotokopi olarak hayatını idame ettiren insanlara denk geliyorum...

Mesela bir bayanı ele alalım,sevdiği insan hemen zaten hayatı haline gelir...Onun sevdikleri,beğendikleri,hoşuna gidenler,yediği içtiği,zıçtığı herşey herşey....Ve oda sever haliyle...Sevdiği bir şarkımı var,hah evet en sevdiği şarkı o olur...Sevdiği bir filmmi var,tamamdır o fil onun hayatının filmidir...Örnekler böyle çoğalabilir işte...

Sonra karşısındaki kişi birgün çekip gidince fotokopi halinde kalır...O kendi değildir,noterden tastikletse dahi!,onun gerçeği değildir,noterdeki mutfakta buluna fotokopi makinasında çoğaltılmıştır,zorlama bi şekilde mühür basılmıştır...

Kendi değildir,o sevdikleri,bayıldıkları kendisini yansıtmıyordur...

Bence herkes özgün olmalı...Her ilişkide iki tarafın kendine özgülüğü olmalı...Ve bunlar paylaşılmalı,o zaman sağlıklı ilişkiler çıkar...

Kişi seni sevdiklerini seviyorsun diye değil,özgün olduğun için sever...

Yoksa eninde sonunda;
"Al fotokopini çektir git" durumu olur...

Ayıp/Yasak/Günah!


Sinir oldum...

Konuşuyoruz,bi tanıdığımız bayan var böyle üniversite bitirmiş kendine cahil dedirtmeyen...
Başlamış ayy ben önce ilişkileri olup,beraber olupda onlardan ayrılıp evlenen kadınları anlamıyorum,kocalarının yüzüne nasıl bakıyorlar acaba diyor...

Ama nedense kadınlar için geçerli...Evlenilen adamın bakir,yada bakire olması hiçbir zaman sorgulanmaz...Yada adamın yüzüne rahat bakıyor olmasıda sorgulanmaz...

Toplumumuzda çok sert kalıplar mevcut...Bunu ister 5 üniversite bitirsin bazı insanlar aşamıyorlar...

Ayıp,yasak,günah!

Bunlar toplumumuzun bize dayattığı normlar belkide...
Cinsellik ayıp,kötü sayılan herşey yasak,din ise günah!
Neden böyle diye sormak her üçünü kapsıyor hatta...

Sus;ayıp,yasak,günah bunları sorgulama!

Bu yüzdende insanımızda çok kesin yargılar mevcut..

O kadına baktığımda; muhteşem bir evlilik sürdürdüğünü düşünüyor,bakıyorsun kocasının her dediğini yapıyor ve doğal olarakda muhteşem evliliğe sahip...Bi hayır dese,istediğinde diretse cıngar çıkıyor, ve yine adamın dediği oluyor...Kadın bakire,sadık eş,nerdeyse köle...Ama neymiş efendim muhteşem ilişkiymiş...

Ama oturup,başkalarının ne yaşadıklarına kafa yoruyor bu kadınlar...Abi sanane,herkes istediği gibi yaşar,bu beni zerre bağlamaz ben arkadaşlarımı cinsel hayatlarına göre seçmem...Benim yaşam tarzım farklıdır,onunki farklıdır...Ama insanımız aşamıyor işte bunları,din,cinsellik,ırk bu tip ayrıntılara o kadar kafa takıyorki ayrıntılarda boğuluyor,bakış açısı gitgide daralıyor,daralıyor ve küçücük kalıyor...

Normlar,baskılar,sorunlar,kişilik bunalımları...


Ve bizler ayıp,yasak,günah üçlemesinden ayrılmadığımız sürece,ileriki neslillerde aynen devam edecek...Bunu kırmanın birçok yolu var,öncelikle insanları kınamamak,hatta hayatlarını mercek altına almamak,kendi yoluna bakmak,kendimi nasıl geliştirebilirim?le uğraşmakla başlayabiliriz...

Artık bu normların,bu kalıpların ve duvarların yıkılması gerekiyor...
En azından okumuş cahiller ordusunun bi silkinmesi,kendine gelmesi ve kendiyle ilgilenmesi gerekiyor...

Ne dersiniz?

15 Ekim 2009 Perşembe

Okul Yıllarım

Finduilas mimlemiş beni..Tamda zamanında valla,dün kayıt olayı yaptırdım...

Konu okul hayatım...Burada yazmıştım sanıyorumki ama bulmaya pek üşendiğim için tekrardan yazayım...

Açıkça söylemek gerekirse okullardan nefret ettim hep...Sevmiyorum abi napiiim,sevemedim gitti...İlkokulda en sevdiğim ders resim ve bedendi(oda hoca boş bırakrdı,bizde yoncimik eşliğinde aboneyim abone dansı yapardık)

Ortaokul fena değildi harbi hayatta görüp göreceğim muhteşem öğretmenlere sahip oldum...Hayat dersi verdiler resmen...

Lise;ahah iyi,kötü,çirkin!:) lise hem çok eğlenceli,hemde çok iğrenç geçti...Dün hele küfür ede ede çıktım okuldan...Facebookta oklun gruplarına herkes ayy çok güzeldi,şöle iyidi böle muhteşemdi yazmıyolarmı didik didik etmek istiyorum o yazanları...Neresi güzeldi teallam ya...Kaşar kızları ve piçleriyle nam salmış bi okuldu...

Hergün yine geliyorum şu lanet okula diye gelirdim ve çoğusundada asardık okulu...Devemsızlıklar,raporlar,raporlar...

Ve zor bir aşk...Çok acıtan,üzen yaralayan...

Sonra bunalım dönemim başlar...Bu dönemde saldım kendimi tamamen...Öss'ye girip çıkıyordum ama zerre umursamıyordum...Yetenek sınavları vs...Ama onlarıda fazla takmıyordum...Sonra açıköğretime başladım,çalışmadım bıraktım...İşe girdim çalıştım bi süre...Anksiyeti,ağır depresyon,intihar bunalımı falan alla ne verdiyse artık vardı:)

Vee kişisel gelişime merak saldım tuhaf bir biçimde hayatım değişti...Açıköğretime tekrar girdim,kişisel gelişm teknikleri ile depresyona bağlı olan sorunlarımı aştım...

Ve bu sene sosyal hizmetler bölümünden devam etmeye karar verdim...Bu bölümü okurkende kpss'ye çalışmayı düşünüyorum ayriyettende...Sonrada bi memurluğa kapağı atarım inş...

Budur işte okul hayatım,pek kasvetli,pek bişeye benzemiyor...

Dün kayıt olayında resmen kafayı sıyırdım...Cebeciye hiç gitmediğim için kardeşimle beraber gittik...Ohh mis bankada hiç sıra beklemedik,açıköğretim birosu boboştu ohhh yaa falan dedik...Bi gittik benim diploma yerine geçen çıkma belgem kabul görmedi...Hoppp git tekrardan okula...Okulda binbir tatava ile diploma yerine geçen belgeyi al,notere git onaylat 2 fotokopi,bi belgeye 28 kağıt say,gerisingeri biroya git ve ana-baba günü olsun...Sonra yapılsın nihayet işlemin...Tabi donuna kadar ıslanmayı saymıyorum bile:/

Sinir bozucuydu...

11 Ekim 2009 Pazar

Mim;10 Yıl Sonraki Syco



Mrs.Barosmimlemişti beni başlayalım bakalım...

Mim 10 sene sonra kendinizi,nerede nasıl görüyorsunuz??Hayaliniz nedir?

Şimdi 25 yaşında olduğuma göre 10 sene sonra 30larımın tam ortasında ikamet ediyor olacağım,ahaha ne zekiyim demi:))

35 yaşımda güçlü,topuklu ayakkabıyla sek sek sekebilen,havalı,Syco'nun biraz daha gelişmiş serpilmiş versiyonunu isterim...Zaten minyon olduğum için direk 25 göstercem nihoho:))

Ayriyetten Darcy'i istiyorum ben...Onunla bir hayat istiyorum...Çok klasik evet ama onunla aynı evde olmak istiyorum,ona yemek yapmak istiyorum,beraber film izlemek,saçmalamak,huysuzluklarına he he demek istiyorum...Geçen superkahraman arkadaşım başka yokmu hayalin dedi yok dedim...

Ayriyetten avrupayı(özellikle Prag'ı)gezmek istiyorum...

Vee Missipipi'yi yapmamışsa Hesionka'yı mimliyorum;)

10 Ekim 2009 Cumartesi




Oii ben geldim:))
ff bloggerdan uzaklaştırıyo diyorlardıda inanmıyordum,öylemiş gerçekten geldiğimden beridir yazıcam yazıcam bi yazamadım...

Geldik hemen telaşe sardı bizi,bebişler ha doğdu ha doğacaklar...Hepimizde heyecan var...Ben bu hafta kaydımı yaptırcam,heyecan değilde bi tuhaflık var...

Sonra zaten ev bomboş olacak,annem olmayacak bi süre,kardeşim okulda full time film izleyip,download yapma günleri beni bekler...

Varya bütün kült tabir edilen filmleri elden geçireceğim kafama koydum...

Bide babam 12de finito yapıyo pc'yi sinir oluyorum bu duruma...Yine neti kestirmekle tehtid ediyo hüfff:(

04 Ekim 2009 Pazar

Blond!


Sarışınlık yakışıyormu bilemiycem ama zor zanaat...
Buda peruk tabii geçen kendimi perukçuya atup böle fotoraflar çekip çıkmıştım...Hep yayınlayacam bi kısmet olmadı kısmet bu güne'ymiş:)

Tatilde fena geçmiyor,oldu bebeyim hadiii çüüüüüzzz:)


01 Ekim 2009 Perşembe

Topla Bavulları Syco!

Sonunda tatile gidiyoruuuuuuuummmmmm!

Varya sevindirik oldum,sabahtan beridir dansediyorum sevinçten Lady Gaga eşliğinde:)

Aslında bu hiç planda yoktu bir anda çıktı:)

Evet biraz geç oldu ama nolsun,zaten deniz güneş kum yapmasamda olur,çok güneşlenme modunda olan birisi değilimdir...

Olayın tek olumsuz tarafı öskee ile görüşemeyeceğim ve rockstationa gidemeyeceğim doro hatunu izleyemeyişim olacak,lakin açıkçası bu tatil fırsatınıda kaçıramam ne yalan söyleyim...Bütün bir yaz ağlanıp durdum,şiştim tatile gidenleri izleye izleye...Artık Doro'cuğum başka bir zamanda görüşürük:)

Bavul toplamalı acele acele...

Bavul toplarkende ayriyetten izlenmeli;



Size yazarım ara ara,gittiğim yerlerde net var allahtan:)

30 Eylül 2009 Çarşamba

Twitterdan Seçme Syco Tweetları:)

*mavi saç boyasıyla cebelleşiyorum:)

*Bimde satılan Dost Yoğurt müthiştir...Ekşi sözlüktede sevenlerinin olduğunu görmek mutlu etti beni:)

*
kahve ve Dream a Little Dream of Me-Zooey Deschanel yorumu..yorgunluk üzerine süper iyi gidiyor...

*
aile kişilerinden kustum kusacam,bundan sonra çoğuyla yakın olmamayı tercih edicem..


*
True Blood ve Moon Light dizilerini beğendim..indirmek farz oldu şimdi...de vampirlerde bayacak be anam:)

*
allam ya mailime işlevmi ebatmı,daha güzel şevişme için,erken boşalmaya son gibisinden mailler gelip duruyo,bu ne lan aaaaa

*
Nerdeyse 15 Punt ayakkabı alıyordum numarası yokmuş bühüüüüü çok seksiydi yaaa:(

*
But I need more time...Coz I'll be you and you'll be me...There's lots and lots for us to see..He is electric, can I be electric too?

*
youtube'a üye olcaktım sadece Sycorox diye olamadığım için ıııh bebeyim olmaz dedim olmadım:)

*
youtubedownloaderrrrr süper süper bana bunu niye daha önce biri dimedi:( varya videoklipindirme manyaaa olmak var işin ucunda:)

*
"she's my girl, my supergirl"...Bunu biri bana demeli bende ona kıkırdamalıyım teenagerlar gibi:)

*
allaaaam danimarkadan bi herif buldum taş gibi bildiiin taş yav Sebastian Bach tipli yirim onu yirimmm

*
DIY projelerine bayılıyorum millet uçuk leeen:)

*
Rush/Moving Pictures albümünü dinliyorum...İlk plağımdır kendisi Shades'den almıştım Süleyman abi beleşe vermişti...

*
dudakların acıyana kadar anrepfıstığı yemek:)

*
ahah bloggera nolmuşki çat diye girebiliyorum ben diye hava atarken artık giremiyor olmak:)

*
sakızın patlayıp buruna yapışması ve onları temizlemek:)

*
sakız yeme huyumdan ne zaman vazcayıcam acabaa????

*
dolma yaptım abi harbiden kendimi aşıyorum:)kanaviçe falan işlemeye başlarsam mutlaka beni sarsın o kadarda manyamıyım:)

*
kafein beyne iyi geliyormuş,yav benim bi bildiğim varda kimse sallamıyo beni,boşuna içmiyoruz tebe:)

*
Yel Değirmenleriyle savaşan çılgın ve umarsız Don Kişotgillerdendim,istifa ettim...İçimdeki Cervantes iç çekiyor...

*
kahveden başka hiçbişey girmiyo miğdeme neredeyse:/ölürsem kahve çekirdekleri gömüp duruun kabrime:)

*
Freebird dinleyip huzur buluyorum...Bu şarkı ve Simple Man'i sevmekten hiç vazgeçmeyeceğim...

*
Whiskey Rock-A-Roller!

29 Eylül 2009 Salı

İnsan Hayatımı? Ucuz Canım Nolacak!

Uzun zamandır bu konuda yazmamaya resmen kastım...Ama artık tutamayacağım kendimi bloğada yazacağım...

Evet Münevver Karabulut cinayeti...

Genç güzel,umut dolu bir kız...

Ve halen nasıl öldürüldüğüne dair soru işaretleri...Ve kim haklı kim haksız konuları...

En son adamın İmralıda yatacağını duyunca yazık lan dedim...Ohh ne güzel kızı kıtır kıtır doğra sonrada üstüne ödül diye gidip orada yatacak...İşte adaletsizlik diye buna denirya neyse...

Olayın en komik tarafı kişisel gelişimcilerin ayyy kendimizi Cem'in yerine koyalım,ailemizi Cemin ailesi yerine koyalımda ordan bakalımlı mıy mıy tartışmaları...

Abicim koyamayız,ne bizler Cem'iz,nede bizim ailelerimiz onlar gibi...Empatide bir yere kadar tabi...Sanki adam afrikadan bir muzun içinde gelmiş gibi zaten,ne oldu o kadar zaman nerdeydi orasını fazla bilemiyoruz,bi bakıyorsun rusya,amerika,suriye,sonra aaaa saklamışlar türkiyedeymiş vs vs...

Ben baklava çaldılar diye otuz yıl yiyen çocukların aileleri yerine koyarım kendimi,yada çaresizlikten çocuğunu esirgeme kurumuna veren ve o çocuğun sokaklarda tinerci vs. olup bize dönüşümündeki aileye bakarım...

Öyleki adam sanki araba kazası yapmışda,istemeden olmuş intibası veriyorlar...Ailesi arabayı vurduk hasar var ama sen iyisin diyor...Arabada ölen genç kız...Bakınca halen kadınlarımız mal gözüyle bakılıyor...araba/kız ne farkeder sen çıkarsın yenisi gelir...Ölmüş,ölmemiş kimin umrunda ucuzdur ülkemizde insan hayatı...

Ben adam az ceza alırsa yazık derim,o baklava çalan çocuklar gelir aklıma,yazıkki ne yazık derim...

Bu arada Cem sel felaketinin faturasını güzel kapattı,yada kapatıldı...

Lezzet Testi



Günün videosu beni çocukluğuma flasback götürdü...

28 Eylül 2009 Pazartesi

Love Hurts


Bence fotoğraf tarinin en önemli karelerinden birisidir...
Bu iki insanı çok severim ve birliktelerkene ben daha cücüktüm,kıskanmadan seviyordum onları...Ayrılmasalardı keşke...
Ve çok tutkulu bir kare...
İleride yatak odama çerçeveletip asmayı planlıyorum...
Annie Leibovitz imzası taşıyor...

27 Eylül 2009 Pazar

Pink Martini - Let's Never Stop Falling In Love


Günün videosu aslında benden pek alışık olmayacağınız bir tarz olabilir...Ama şarkı acayip hoşuma gitti ve videonun başı retro başlayınca daha bir sevdim...
İnsanı sıcacık ısıtan şarkı...

Pink Martini...

26 Eylül 2009 Cumartesi

Seks-İ Memnu:)




Eveeet bir sezon daha zıpkın gibi fişşek gibi,Behlülle dolu dolu başladı valla...
Şimdi öncelikle bu diziye ayyy kültür erozyonuaa diye burun kıvıran kitleye çok gülüyorum ben...Abi sanki opera dinliyolar her gün,ellerinde purolarıyla felsefe tartışmaları yapıyorlar,akşamları şömüne başı saatlerce kitap okuyup,ahh bunlar ne düşük konular azizim diyen insanlar bu burun kıvıran kesim!

Yok adam msn başı ahhaha hatun nası götürürüm,tvde yaya yaya varmısın yokmusunmu izlesem adanalıyamı dalsam diyen,şu kitabı okudunmuya benim hayatım kitap anam diyen kitle yav!

Ben seviyorum diziyi ne yalan diyim...Geçen sezon Behlül diye diye,ne zaman havlet olcaklar merakıylan izledim...Bu sezonda kim basıcak merakıylan izliyorum...

Bihtere ciddi kıldım ben...Annem tam bir Beren Saatçidir...Abi ben oynasam dizilerde bu kadar tutarmı beni diye işkillendiriyo:)

Neyse bu sezon ben pek bi Bihterci oldum çıktım,neden olduğu konusunda bi fikrim yok ednana sırt çevirdi bihterci oldum o yüzden oldu diye sanıyorum...Annemse Bihter düşmanı oldu,yukardaki tipler gibi hava yapıyo amaan tadı kaçtı diye gidip yatıyo:)

Neyse şimdi karekterlere gelirsek;

Behlül;saçma salak konuşmasa iyi olacak,harbiden bazen çuvallyo herif:),heleki o giydikleri adamı gitgide topoşlaştırıyolar be...Transparan üstlerden sonra kırmızı pantolu neydi abi...Bence olay ayyuka çıkınca,Bihter vurunca kendini,bunuda topoş edicekler ele aleme karşı,ona haızrlıyolar söleyim...Kıvancı sezon finalinde Pariste geceliğim şu kadar delianlı diyen aşifte etmezlerse ne oliiim:)
Yazık oğlana,gül gibi çocua...

Bihter;a salak kızım anana inat evlendin yaşlı herifle mok vardı sanki...Mis gibi Behlül var orda,anan babasını kapaklamaya gönüllü sende Behlülü kapardın mutlu mesud yaşardınız mis gibi...Şimdi sürün dur alln safı...Bide başım ağrıyo bahanesini hiç kullanmadın,kullan onu nolacak mis gibi yıllardır kullanılan başım ağrıyo olayı...Kendimi iyi hissetmiyorum,yorgunum falan olmaz,sanki neye yoruluyosun adam saftiki diiil...Ama hasta numarası çek,bide üstüne acındır kendini bak sana dokunabiliyomu amca:)

Ednan;ee amca oh olsun sana...Oh oh oh,sen etine buduna bakmadan alırsan genç karı olacağı budur...Matmazeli alsan,hadi olmadı taş gibi Fridevsi alsan gayetten bunlar olmazdı...Ne sanıyodun mezarlıktan kafalarsan kızı olacağı bu olur,bi kere kızın piskoloji morttu o zamanlar,yoksa havada karada affetmezdi...Ki etmiyorda:)

Fridevs;hatun hoş abi yaaa...Dizideki tüm hatunları sil süpür at,o derece...Boyfriend jeanslar,kleopatra blzlar,safari elbiseler falan bunalıma sokuyo insanı...

Nihal;tam bir sazan yaa...Behlül amerikaya giderken,için gidiyo demi diyo,hadi ordan ben gidemem o kadar yolu sıkılırımlı bi cümle kullandı hatun,ulan dedim olaya bak:)Kıyafetlerin zevksizliğine değinemiyorum bile geçen sezon bihterle kafa bulan hatun çakma bihter oldu:)

Bülent;Behlülü örnek ala ala geleceği parlak değil diyim ben:)

Matmazel;abi yalıdan çıktı,villaya geldi nalaka,bide herif bulsana abla ya,bak tombul abla bile rıza kaptanı kafaladı nabeer...

Katya;o kadar hoş hatun madem Beşir gibi eziğe yavşıyorya yazık...

Beşir;aheheheh psiko o çocuk...Korku filmi kahramanı...Sezon sonunda kesecek bi kaç kişiyi:)

Bu kadar izliyorum ve izliycemde...Çok ahlaksızım,erozyondayım:P


Süpermen!




Bugün süperdi...
Dün Darcy yüzünden moralin sıfırın altında gezindi...Varya çok sinir oldum kendisine...
Geçen Arkınla konuşuyorduk telefonda ben ona Darcy'i anlatıyordum,işte o benim hayattaki tek hayalim evet aptalca mantıksızca,insanın başka hayalleri olmadı,işte ne biliyim çok ünlü bir stilistimsi falan hayaller ama benim tek hayalim Darcy,falan diyordum(şimdi okuyucu gerizekalı diyorsun,bari içinden de ayıp bişey aaa)...Oda inşallah kalbini bu herif kırmaz Syco diyodu...

Sonrasında birlikte görünce olayı,ben morali cort bi halde kaldım...Al hayalini şimdi dedim falan...Arkın yavrum içi çıktı bana moral verecem diye...Hemen uçak biletini almış,toplantılarını nelerini ayarlamış,ki bu ara dehşet işi var,yarın geliyorum Ankaraya seni merak ede ede bi hal oldum dedi..

Akşam tabi Darcy vakasıda aydınlandı benim mallığımmış olay aslında...Bazen valla süperötesi yalnış anlıyorum herşeyi ve fişim çekiliyor..

Neyse Arkına gelme dedim ama dinlermi geldi...4 saat oturduk,varya 4 aylık malzeme çıktı bize,gülmediğimiz ve sırıtmadığımız bir an olmadı...Hatta senmisin depresyonda dedi,abii diğilimki ben depresyonda falan aaaa:)

Sonra tabi her iyi şeyin sonunun olması durumunda olduğu,geldiği gibi geri döndü...Süperman gibi adam ya,her eve lazım valla:)Hatta şimdi bi toplantıda...

Ama bu seferde içime oturdu bu durum...

Ne biliyim keşke aynı şehirde olabilseydik onunla,yaa neden çok sevdiğim insanlar hep şehir dışındalar...Bıktım artık bu durumdan:(

Bi yandanda insanın böyle dostlarının olması aşırı mutluluk verici...Varya dün acil kriz havası esti odamda arayanlar,mesaj atanlar evden zorla çıkarmaya direnenler vs...

Teşekkürler Arkın seni süpermen ilan ediyorum:)
(bu yazıyı yazmasaydım cıngar çıkaracaktı,beni ne zaman yazacaksın git eve yaz dedi ordan zorunda kaldım yoksa aman be o kimki,çen çen konuşan biri,beynimi kemirdi allam yaaa:P)


21 Eylül 2009 Pazartesi

Hayatım Bir Film Olsaa...Soundtrackta Bunlar Çalmalı



Dün Facebook aplicationslarına kaptırdım en süper beşlerimi çıkarıp durdum...Kendimi High Fidelity'deki Rob gibi hissetmeme sebebiyet verdi...En top5 şarkıların,en top5 karekterlerin,en top5 çizgifilmlerim falan derken tüm facebook alemi yıldı benden yeter lan diye çemkirdiler...Hem çemkirip hemde yapmakda ayrı bişey:)

Neyse en top'lar kategorisi açıyorum konumuz bu:)

İlk olarak hayatıma Soundtrack olan 10 şarkıyı yazayım...

İlk olarak

Muhteşem Fish şarkısı her zaman hayatıma soundtrack olabilir...

1/Marillion - Kayleigh



Sonra bu şarkı her daim beni anlatacak iki şarkıdan ilki;

2/lYNYRD SKYNYRD-Simple Man;ki ben bunu Simple Women olarak değiştirerek seviyorum...


3/LYNYRD SKYNYRD-FreeBird


Ve benim rocker kariyerimin temelini atan şarkı;
4/DOKKEN-Alone Again;Muhteşemdir,anısı var Burak Acar saolsun...



Vee bu özel şarkıyı bana tanıtan sevgili arkadaşımı burdan öpüyorum,kendisi çok uzaklardam amerikalarda ama her dinlediğimde aklıma geliyorsun bebeyim;)
Bi gün yolladı msnden kızıım bu şarkıyı her dinlediğinde takılacaksın demişti...Ve öylede oldu...

5/MİDLAKE-Roscoe



Bu şarkıyada uzun süre LadyGagaya direnip sevmeyip,dinlemeyip sonra bir kere dinleyince abone oldum...Ve evet seviyorum şarkıyı,ama klip hoşuma gitmedi...Sanırım soundtrackim olsa bu şarkının çalması lazım gelir...Evet Darcy geliyor aklıma bu şarkıyı her dinlediğimde...Klipteki gibi zehirlemem ben zaten alaksı yok şarkıyla klibin bence...
"I'm your biggest fan, I'll follow you until you love me"

6/LADY GAGA-Paparazzi





Müthiş bi şarkı...Tek kelimeyle moralim çortsa ilk girişiyle bile ağlamaya başlatıyor:)
Pencerenin önündeysem,Darcy'e kızgınsam o yıldızı görüp aval aval Darcy'i şikayet ediyosam ve arka fonda bu şarkı varsa ağlıyorum napiiim...

7/İNCUBUS-Love Hurts



Bir Darcy şarkısı daha...Ona çok söyliyorum bu şarkıyı...Gerçekten çok güzel şarkı,insanı bi fena eden cinsten...Buda Darcy'den bayy geldiğinde tribalkene çok dinlediğim bi şarkı ufff...

8/SUGABABES-Too Lost İn You...



Ve bir ağlatan şarkı daha...Bu şarkının Britney'den çıktığını bildiğim an onu sevmeye başladım...Kim ne derse desen ıyy pop desin vs desin bu şarkı muhteşemdir...

9/BRİTNEY SPEARS-Everytime


Son şarkımda tamamen sanki benim için yazılmış ve ilk dinlediğimde oha nasıl ya banamı yazmışlar dediğim bir şarkı...

10/THE CARDİGANS-Hold Me





Evettt film yapsalar beni soundtrackta bunlar olur muhtemelen...Şaşkaloz bir kız,yarı ağlamaçlı,yarı eğlenceli şarkılar falan...

Bu arada söylemeden edemiiicem Erincim bidenem gömleeene hasta oldum tez zamanda dikile:)

17 Eylül 2009 Perşembe

Yeni Trendler;)


Buna ba-yıl-dımmm!İstiyorum:)))




Bu tip salaş saçörgüleri pek moda...Alexander Wang defilesinde gördüm ben ve sevdim...
En yakın zamanda yapıla:)


Erin Wasson'a bayıldığımı daha önce dimişmiydim:)

Maxi Elbise

Image Hosted by ImageShack.us

Yazın kolayca dikip defalarca tepe tepe giydiğim bu elbiseyi paylaşayım...Malum fashionbloğumda kapandı ordakileride bir bir taşımak lazım gelir...
Böyle elbiseler pek rahat oluyor...
Dümdüz diktim bunu,ama roba kısmına dikişler koyup içlerinden lastik geçirdim...
Du böyle olmadı ben bunu bilare çizerek anlatırım;)
Kolumdaki gamzelere tikkat:),çocukluğumdan beri pek sever insanlar ehuhehe:)
Image Hosted by ImageShack.us
Blog Widget by LinkWithin