24 Eyl 2016

Pumpkin King


Bu sene polymer clay olarak kaşık yaptum. Pumpkin King Jack Skellington ve saz arkadaşları 😍🎃

Geçen sene kitap ayraçları yapmıştım. Buraya ekledim mi hatirlamiyorum. Bu sene de yapmak istiyorum da keşke üşenmesem ehehe 

Böyle bir sonbahar kızı yaptim. Evden ne bulduysa üstüne geçirip çıkmış, sweati ama çok tatli hihihi 



21 Eyl 2016

Fall Favorites






Sonbaharin en güzel şeylerini toplayan kolajlar yapıyorum. 

Sonbahar ve kışın en sevdiğimiz şeyler; 

Soğuyan hava
Yağmur 
Yağmurda uzun yürüyüşler 
Balkabakları 
Pumpkin Spice Latte mevsimi 
Halloween 
Battaniyenin altına kıvrılıp okumak
Sıcacık kahve, çay kupasına sarilma 
Vanilyalı, tarçın kokulu mumlar 
(Ve tilki kupasina öldüm çok tatli 😍)


Yapmak istediklerim; 
Tabii evde Pumpkin Spice Latte 
Pumpkin Spice kek 
Salt caramel mocha (latte yazmışım ama mocha herhalde, sekersiz sade kahve dışında kahve kültürüm pek yok ) 
Cikolata parçalı, içi nutellali kurabiyeler. 
Sicak elma şarabı 

Sunum olarak çok tatlı şeyler düşünüyorum. Yeni evli kızların kocislerine hazirladiklari gibi olmayacak ama idare eder artik. Bu konuda dertliyim çünkü, hiçbir şey bulamiyoruz dekorasyon olarak. Ya kabaklı birşey görünce saldiriyoruz deli gibi. 
H&M falan bu sene baya sey getirmiş ama kiyafet, taki, aksesuar deli gibi var. 
Benim istediğim Wallmartta olanlarin bir standı bile olsa tamam.
Nooolur getirin bu tip şeyler. Ay kabaklı ışık bile olsa tamam

Hihi sikayetlerimi de eklediiime göre yazimi bitireyim.

18 Eyl 2016

BatGirl


Hayatta beni mutlu eden çok az şey kaldı. Sevdiklerimle geçirdiğim güzel gunler, müzik, birşeyler çizmek, boyalar, Cadilar bayramı, Kirismis aslında güzel ritueli olan şeyler. 

Mesela Helovin geliyor diye mutluluktan uçuyorum, çok büyük şeyler olmayacak, cilgin partilere akmayacagim ki sürekli cagiriliyorum geçen sene 3 yerden davet edilmistim ama benim kendi hazırladığım ve sevdiklerimle yaptığım partiler best olduğu için yok sağol canım dedim. 
Korku evine bile zorla goturuluyordum asdg ona inatla gitmediğime biraz sonradan kızdım kendime. 

Bu yukarıdaki kostümü yapacağım bu sene. Becerebilirsem bir iki makyaj planim var. 
Sonra o gün bol bol yiyip, Nightmare Before Christmas ve Hocus Pocus izleyeceğiz 🎃
Zamaniyken Pumpkin Spice Latte yapacağım,  pumpkinli yiyecege duyacağım. 
Balkabağı evet ama pumpkin demeyi seviyorum, ozentilikse evet! ama bu ülkede ozentilige iliklerimize kadar alıştık. Bu da kötü değil. 

Sonra kış iyice gelecek yılbaşı zamani olacak deliler gibi evi susleyecegiz bir süre kafamiz iyi gezecegiz, Salt Caramel latte, cikolatali sürme hikayeli (nutella) kurabiyeler, sicak şaraplar yapacağım. 
Yılın en güzel zamanları.  
Sonuç olarak bu aralar çok postlar girilecek 😍 



13 Eyl 2016

I 🍁 Autumn


Her ne kadar pastırma sıcakları da yaşasak, sonbahar geldi oley! 

Yılın en sevdiğim yarısı başladı. 
Hoş geldin yağmurlar, sarı yapraklar, yatağın içine kıvrılıp kitap okumak, dizi izlemek, bal kabağı ile ilgili herşey!

Ama bu yazı o kadar güzel noktaladım ki, üzerimdeki bütün negatif herşey uçtu gitti. Bu tatilin bu kadar iyi geçmesinin en önemli tarafı ailemle ciddi en yakin arkadaş modunda olmamızdı. 
Annemle zaten yıllardır öyleydim de, babamla çok soğuktu aramız. Bu tatil onu da aştık.  Artik daha çok bize uyum sağlıyor, bir de hakikaten kafa adam, nereye gitsek birileri ile hemen yakın olup orada özel muamele görmemizi sağlıyor asf
Ben kime çektiysem hiç ilk andan yakın olabilme huyum yok. Olmasını isterdim açıkçası. Harika bir şey çünkü.  

Yaz böyle bitince, sonbahara bomba gibi başladım. Çizimlere ağırlık verdim, hatta hayranı olduğum çizer güzel şeyler söyledi bu konuda. O yuzden dünden beri uçar moddayim :)

Bu sonbahar daha çok kitap okuyacağım gibi duruyor çünkü yavaş yavaş depresyondan çıkmaya başladım. Doktor ilaç yazmıştı bu konu ile ilgili ama ilaçları kullanamadım. Simdiye kadar bu konu ile ilgili konuşmayı da istemiyordum çünkü yaşadığı şeyi silah olarak kullanan insanlardan olmayacağıma dair sözüm vardı kendime. Bir de depresyonu çok büyük bir hastalık olarak görmüyorum. Herkesde var, şu dönemde hele depresif olmayana tuhaf gözle bakarım ben açıkçası.  
Nasılsa artık kendimi daha iyi hissetmeye başladım konuşabilirim :)

Benim yaşadığım şeyin en zorlayan tarafı sevdiğim şeyleri çok zor yapabilmemdi. Sevdiğim kitaplari, dizileri, filmleri hatta abartip bazen müzikleri bile dinlemek, okumak, izlemek istemiyorum. Bu gercekten çok zor bir durum. Geçen sene bir baktım hep tur kitapları okumuşum. Onlarin da çoğunu çok aşırı sevmemiştim. Halen bunun neden olduğunu çözemedim. Kendimi cezalandırıyor olabilir miyim? 

Bu sene çok güzel kitaplarla başladım. Bakalım biraz da olsun bu konuda ilerleme kaydedecek miyim? 

Ama sonbahar güzel, kıymetini bilelim 🍁


9 Eyl 2016

House By The Sea






Bu sene tatil planım önce yoktu. Hatta olmadığı için pek diyete de bağlı kalmadim. Sonra baya kişi ile plan yaptik ve herkesin bir işi çıktı. Resmen Agustos sonuna kadar çok zordu. Ve en sonunda bir anda Ayvaliga gittik. 
Giderken mutluluktan ucuyordum. Bir gece uyumadan playlist hazirladim. 
İyi ki hazırlamışım çünkü müziksiz olmayacaktı.
Bu tatilin şarkısı Moddi / House by the Sea 

Ilk intiba olarak Ayvalık çok karışık geldi. Hani biz bi sene falan sonra oraya taşınmayı düşünüyoruz ya, Ankaraya gelinceye kadar ve dün gelince yok ya yaşayamayız dedim.
Ama şimdi salim kafayla neden olmasın diyorum. Çünkü orada da bir ton şey var. Birçok marka açılmış, kitaplarımı zaten internetten aliyorum.

Amcamların evi Ayvaligin içinde bir rum evi. Aslinda ev güzel ama dekorasyon felaket. Bir mimarın evi bu kadar kötü olmamalı. Sürekli bu eve şu yapilir, bu yapılır diye düşünmekten içim söndü. 


Beni ilk olarak ünlü Seytan Sofrasina götürdüler. Harbiden mükemmel bir yer. 
Şeytan iyi yerlerde gezmiş :) 
Bu Gentle Monster gözlüğüm olay oldu. Ben de çok severek aldım zaten onu, sürekli durdurup soranlar, instada soranlar oldu. Bir instagram butiginden aldım. 

Blue Beach diye bir yere gittik baktim Blue Ice dedikleri mavi dondurmadan var. Hemen aldim tabii kaçar mı :) 
Bir olayi mavi olması :)

Gitmişken etraftaki yerleri de gezdik. Mesela Akçaya gittik. Eskiden bizim orada yazdığımız vardı. O yüzden resmen benim için memleket orası. 
Akçay bence eski Akçay. Hatta evleri Ayvalık'tan güzel. Ama orada yaşanır mı bilemiyorum. 

Sarı kıza bi merhaba dedim. 
Sonra Ida/Kaz dağlarının orada bir gözleme yedik. Uzun zamandır en huzurluolduğum an o andi. 
Anneannem geldi aklima. Rahmetli kizim buraların havasi, suyu gibisini bulamazssin derdi. Hakikaten öyle. 

Sonra rotamızi Asos'a cevirdik. Orayı da ciddi beğendim. Tam gezemedik ama. Asosta o istediğim taşlardan vardı lakin sahile inemedik. Antik tiyatroyu gezdik. 
Buraya yazayim bir gün tekrar Asosa gidip o harika doğasını daha iyi görmek istiyorum. 

Veee Cunda 💙 ben 
Cunda çok güzeldi ya.
 Ara sokakları, yapıları, akşam raki, balik, Ayvalik olayı,  insanların düzgün giyinip sokaklarinda dolaştığı o yeri nasıl sevmeyeyim. 
Ya artık ben böyle saçma sapan yerleri değil, biraz para biriktirip gittiğim yerin en güzel yerine gitmeyi seviyorum. Bir otele gidip havuz başında pineklemek zerre bana hitap etmiyor. Butik oteller pahalı olmasina ragmen insanı mutlu ediyorlar. 

Cunda'ya gidince Karadeniz pastanesinde sakizli kurabiye yemeden ayrilmayin. 
Bu arada bir tespitim var! 
Damla sakizi sevmeyen insanlar net kıl, gıcık ve antipatik insanlardir cidden kim sevmiyorsa hayatimda öyle oldu. Resmen insan turnusolu gibi birşey.

Karadeniz pastanesinin kurabiyesi ama çok iyi Ayvalikta da ünlü bir pastane yapiyor, bizimkiler sürekli oradan alıyorlardı, aynı tat değil. Karadeniz'in hem çok yoğun hem de ağızda dağılıyor. 

Cunda'nin Güneş Saati 

Cunda kedileri pek bi rahat, coollar. Balık restoranında hem yemeğimize ortak olup, hem de atar yapması bi ayrı komikti :)
Ayrıcaçok hoş kedi evleri yapmışlar 

Her yerde türk kahvesi içtik. Sade kahveler çoğu zaman az şekerli geldi. En iyi kahve sunumu teknedekiydi de onun fotoğrafını cekmemisim. 

Tekne demişken eğer oraya giderseniz mutlaka tekne turu yapin. Hatta bir iki kere bile yapılabilir. Çok harika geçiyor. Marina'da gördüğünüz her tekne her gün çalışmıyor, ama benden tavsiye kesinlikle küçük tekneleri tercih edin. Çok samimi, sicak bir ortami oluyor ve deli gibi müzik çalmıyorlar. Büyük teknelerde son ses müziği kökleyip, bir ton saçma sapan yarışmalar yapiyorlar çünkü. Ha severseniz ona birşey diyemem tabii. 
Yemeği mikemmeldi, zaten ben bu tatilde BALIK YEDIM! hem de mayonezsiz, ketcapsiz. Bu benim için milat! 
Hele sarımsaklı plajindaki balik ekmek simdiye kadar yediğim en iyi balıktı! 



Neyse teknede yemek yerken harika iki gençle tanıştık. Direkt siyasetten, sanattan, kitaplardan konuştuk. Tabii ülkenin halinden de. Eskişehir'de okuyorlarmis, piril pirillardi. 
Çocuğun söylediği YKY'dan çıkan Ataturkun el yazmalarinin da bulunduğu Nutuk'u direkt yazdim bir kenara, alinacak! 
Böyle insanlarla tanışmak insana umut veriyor. 


Sonra Rahmi Koç Müzesi ve kitapligina gittik. Müze biraz icerilerde, kitaplik ise yel değirmeninde. Çok hoş mekanlar, klasik müzik eşliğinde geziyorsunuz. Yalnız girişte lütfen sessiz olun uyarısına bizim insanımız mükemmel dikkat ediyor. Bağıra bağıra burası oyuncak müzesi değil miydi diye yırtınan tipler cinnet geçirtiyor. 

 Müzeyi baya fotograflasam da, kitaplikta çok az fotoğraf çekmişim. Sanırım çevreyi fotograflayalim diye yediğimiz  rüzgardan nevrim dönmüştü, bir de ne kitaplari varmış diye incelemenin de etkisi var. 
Mutlaka gidin bir sakizli kahve için. Çok iyi sunumları ve sade isteyince sade geliyor. 
Ayrica oradan hatira bir ayna da almayı unutmadim.  


Gittiğimiz her yerde türk kahvemizi içtik temalı kolajımı da ekleyeyim. Ya aslında şu evden çıkamama problemimi bir yensem cidden çok gezenler klübü olayına dalacağım.
Gez, dolaş, binlerce fotoğraf çek. Mükemmel hayat!
Eee ne var yaparsın diyebilirsiniz ama şu an benim için çok kolay değil. 
Önce iyi bir fotoğraf makinası almakla başlayayım işe. 

Küçük de olsa bir yerden adım atmakla başlar her şey. 

Tatilde boş durmadım, çizim de yaptım geceleri. 

Yani mükemmel bir tatildi, arada küçük prüzler olsa da çevremdeki insanları inanılmaz sevdiğimi farkettim. Evimi de deli gibi özledim. Eve gelince ya ev ne güzelmiş oldum :)

O evi alıp Çamlık mevkisine inşa edelim. Ya da Cunda'ya yakın, nasıl? :)

Şimdi sizi tatilde en çok dinlediğim, hatta loop'a aldığım House by the Sea ile baş başa bırakayım.