19 Eki 2008

\Yaşamsal Zamanlar/

Bir yandan pc başında geçirilen saatler. Pc başında kızdığımız insanlar. Bir yandan ne giyeceğim ne yapacağım, aman daha daha zayıflasam keşkelerimiz.

Diğer yandan hiç telefonu açık bırakmama isteği. Ama bir yana dönünce aslında aranmayı çok sevdiğimiz gerçeği.
Rahat bir gün. E-postaları oku, forumlara dal bi bak, facebookta çocukluk arkadaşının sözlendiğini görüp, yaşlanıyormuyum acaba, yok ya aslen aynıyım diye düşünülen bir ton dakika yaşa, sonra çocukluk arkadaşının babasının bile baya bir çöktüğünü görünce "vay beee" de. Eskiler derlerdi de saçma gelirdi. Hayat hızlı hızlı akıyor aslında. Büyümek işime gelmiyor. Aslında büyümüş de hissetmiyorum kendimi. Halen çizgi film izliyorum sabahları. Halen evlilik düşüncesine ısınamadım. Halen saçma şeyler yapıyorum.
Ama herkes beni çok olgun buluyor. Yani gayet olgun ve ayakları yere basar bir insaniyetmişim, öyle diyorlar. Belkide ben bastığım yeri hissetmiyorumdur. Aslında böyle iyiyim ben.


Bunlar iyidir hoştur. Ama dinlediğim söylenemez...Teyzeme albümlerini indiririm dedim ama üşeniyorum. Ne zaman indiricem hiç belli değil. D&R dan almışlar ama kaliteleri iyi değilmiş Cdlerin...*Bilginize*
*Bu arada yakında bende kendi halinde bir müzik köşesi yapmayı planlıyorum...Şöleee en sevdiklerimden derlemeler fln...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sadece blog reklamlarını yapmak için gelenler lütfen yorum bırakmasın, o tip yorumları görüp yayınlamama kararı aldım.

onun dışında bloğuma uğrayıp, yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim ^_^