21 Eki 2009

Before Sunrise/Before Sunset






Evet kabul ediyorum hep izlemem gereken filmleri izlememişim...
Ve bu açığımı kapatmak adına canla başla çalışıyorum:))

En son bu filmi izledim...Aslında iki film ama bana bir film gibi geldi arka arkaya izlenince:)

Before Sunrise,ilk film...Trende tanışan iki gencin Viyana'da bir gün ve gece geçirmelerini anlatıyor...Öyle bir gece geçirmeyi isterdim...Prag olabilir mesela:)
Çok naif kırılgan ve repliklerinin insanın aklına kazındığı film demek daha iyi olur...Ethan Hawk'ı pek sevmeyen bendeniz burada resmen bayıldım adama...O çocuksu heyecanı gülümsemesi ile beni benden almıştır...Julie Deply ise kibar,entellektüel rolü cuk oturmuş...
Bütün bir geceyi eğlenceli bir şekilde geçirmek ve sabaha değil o sokakların boşluğu,ıssızlığı ile insanın içine çöken melankoli ile sanki onlarla yaşadım filmi ben:)

Tamam kabul ediyorum plak dükkanındaki sahneleri en favorim oldu...Kabine girip Kath Bloom'un "Come here" şarkısını dinlerken çekingen ve öpüşmek isteyipde birbirinden utanan halleri çok sevimliydi...

İkinci film Before Sunset'de ise Jesse ve Celine 9 yıl sonra biraraya geliyorlar...Jesse o geceyi kitap haline getirmiş...Paris'te tekrar karşılaşıyorlar,büyümüşler ama yine replikler aynı...Aynı hayat sorgulaması aynı sevimli naif insanlar...Bazen filmde değilde onların yanında bi tabureye oturmuş dikizliyormuş havası oldu bende...Bide ohh Paris diyorsun tabi...Sonunda Nina Simone ile bitiyor olayı...Ve tabi July Deply/"A Waltz For A Night" ile...Jesse gitmiyor,uçağı kaçırıyor muhtemelen,sündürmüyorlar olacakları izleyiciye bırakıyorlar...Celine ne tatlı dans ediyor,Jesse ise ona sevimli sevimli bakıyor...

Bu iki filmde beni etkileyen iki insanın samimiyeti,zorlama bir hikaye taşımaması ve replikleri ezberlemişçesine kalıplaşmış değilde bir Viyana yada Paris sokağında yürüyen alelade iki insan olmaları...Dediğim gibi onları takip ediyormuş hissiyatı veriyor...

En etkileyci repliklerinden şairin onlar için yazdığı şiirle bitireyim...


"i'll carry you. you'll carry me...
that's how it could be...
don't you know me...
don't you know me by now..."


11 Eki 2009

Mim;10 Yıl Sonraki Syco



Mrs.Barosmimlemişti beni başlayalım bakalım...

Mim 10 sene sonra kendinizi,nerede nasıl görüyorsunuz??Hayaliniz nedir?

Şimdi 25 yaşında olduğuma göre 10 sene sonra 30larımın tam ortasında ikamet ediyor olacağım,ahaha ne zekiyim demi:))

35 yaşımda güçlü,topuklu ayakkabıyla sek sek sekebilen,havalı,Syco'nun biraz daha gelişmiş serpilmiş versiyonunu isterim...Zaten minyon olduğum için direk 25 göstercem nihoho:))

Ayriyetten Darcy'i istiyorum ben...Onunla bir hayat istiyorum...Çok klasik evet ama onunla aynı evde olmak istiyorum,ona yemek yapmak istiyorum,beraber film izlemek,saçmalamak,huysuzluklarına he he demek istiyorum...Geçen superkahraman arkadaşım başka yokmu hayalin dedi yok dedim...

Ayriyetten avrupayı(özellikle Prag'ı)gezmek istiyorum...

Vee Missipipi'yi yapmamışsa Hesionka'yı mimliyorum;)

4 Eki 2009

Blond!


Sarışınlık yakışıyormu bilemiycem ama zor zanaat...
Buda peruk tabii geçen kendimi perukçuya atup böle fotoraflar çekip çıkmıştım...Hep yayınlayacam bi kısmet olmadı kısmet bu güne'ymiş:)

Tatilde fena geçmiyor,oldu bebeyim hadiii çüüüüüzzz:)


1 Eki 2009

Topla Bavulları Syco!

Sonunda tatile gidiyoruuuuuuuummmmmm!

Varya sevindirik oldum,sabahtan beridir dansediyorum sevinçten Lady Gaga eşliğinde:)

Aslında bu hiç planda yoktu bir anda çıktı:)

Evet biraz geç oldu ama nolsun,zaten deniz güneş kum yapmasamda olur,çok güneşlenme modunda olan birisi değilimdir...

Olayın tek olumsuz tarafı öskee ile görüşemeyeceğim ve rockstationa gidemeyeceğim doro hatunu izleyemeyişim olacak,lakin açıkçası bu tatil fırsatınıda kaçıramam ne yalan söyleyim...Bütün bir yaz ağlanıp durdum,şiştim tatile gidenleri izleye izleye...Artık Doro'cuğum başka bir zamanda görüşürük:)

Bavul toplamalı acele acele...

Bavul toplarkende ayriyetten izlenmeli;



Size yazarım ara ara,gittiğim yerlerde net var allahtan:)