6 Eki 2010

İzmir Yolculuğu

Haftasonu İzmirdeydim!
Kuzenin düğünü sebebiylen cuma sabahı yola çıktık. Lakin resmen akşama oradaydık. Yol boyunca fulltime müzik dinledim, kulaklarım acıdı ama güzeldi yine de. Yola Radiohead'ın The Bends albümü ve Warren Haynes'ın sesi çok gitti.

Neyse güneş gözlüğümü teyzemde unutunca kırmızı çakma wayfarerlarımı götürmüştüm ona da babannem el koydu. Ama hatırladıkça gülüyorum çok komik oldu yahu ona. İzmirin girişinde trafiğe yakalandık, yan arabalar babannemi gördükçe gülmekten altlarına sıçtılar heralde =)

Neyse halamlara gittik, orada da fenalık geçirecektik resmen dedik İnciraltına çıkalım. Oraya çıkıyoruz diye Alsancağa kuzene gittik. Orda bir kadeh JB içti bizim Homer. Neyse saat akşamın 11'inde lokale geçtik gelin masası süsledik, rakılar neyim yarımdı saat. Eve dönelim diye davrandık ama bu seferde her yerde polis çevirmesi dolu. Damat bey bizi arka sokaklardan çevirmeye yakalanmamak için götürdü, resmen pacman gibiydik =)

Ertesi gün düğün günü yani, önce Agora'daki sosyete kuaförüne gittik. Adam mor postişlerime resmen kafayımı sıyırdın kızım edasıyla bakıp taktırtmadı, ama saçıma güzel fön çekti. Sonra alel acele giyindik, Alsancağa gittik önce, sonra da gelini almaya çıktık. Sonra fuardaki nikah salonuna yollandık. O kadar hızlı gelişti ki her şey, resmen o gün beynim döndü. Oradanda DDY lokalinde yemekli düğün gibi bişey vardı. En son durak orasıydı, fotoğrafta oradan bir kare. Çok fazla foto çekmemişim düğün adına bir bu var.

Zaten sıkıntıdan içim geçti resmen, ben sevmiyorum bu tip oynamaçlı düğün olaylarını... Bir tek işte Tanju diye topoş Zeki Müren sesli şarkıcıda biraz eğlendim. Gece Homer milleti ben götüreceğim evlerine diye içmedi, bu seferde action olarak benzinlikte kart geçmemiş bir türlü ona beklemiş saatlerce =)

Neyse ertesi gün sonunda yola çıktık, yine müziğimi açtım ben. Hep İzmir yolculuklarında giremediğimiz önünden geçtiğimiz Sart harabelerine girelim dedik bu sefer. Bir girdik Artemis tapınağı'da oradaymış, oraya bilet alırsan Sart'ıda geziyormuşsun. İyi hadi dedik. İzmir gezisinin en güzel dakikalarıydı, eğer yolunuz düşerse mutlaka uğrayın çok güzel yahu.
Bir sonraki post'um orada çektiğim fotolarla ilgili olacak spoilerde vereyim hadi :)

Sonra yola devam ettik. Yolun yarısında Afyonda bir yol klasiği Kaymaklı ekmek kadayıfı yemeseydik olmazdı tabii.

Yalnız çok sıkıcı ve yorucu olmasından dolayımıdır, yoksa ben Ankarayı cidden seviyormuyumdur bilemeyeceğim ama İzmirden çıktığıma sevindim. Ankara girişinde ise çok mutlu oldum.

Yolda ise ne çok şu şarıyı dinledim.

Hani Duman'ın "Ah" vardırya, benimde hayatımdaki en sevdiğim şarkılardandır. Ölsem mezartaşımda mutlaka bu şarkı olacak.
Nejat İşler cover yapmış ve bence pek güzel olmuş. İşte yolculuğa damgasını vuran şarkı buydu.

Düğünde giyindiğim kıyafet ise Syco'nun Dolabında yerini aldı. İşte ŞURADA!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

sadece blog reklamlarını yapmak için gelenler lütfen yorum bırakmasın, o tip yorumları görüp yayınlamama kararı aldım.

onun dışında bloğuma uğrayıp, yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim ^_^