21 Oca 2010

Rafların Arasını Karıştırıyoruz

Şimdi gelelim haber iki'ye...



Şimdi bundan bi süre önce twitterda çene yapıyorduk bir akşam,


Amaltheian veSweetieLeaf ile...Konu kitaplardı sonra birden bire bir oluşum içinde bulduk kendimizi...

Veee Merope,Aslı,ege de katıldılar bize harika bir oluşum haline geldi...

O kadar heyecan yapıyoruzki,çok mutlu ediyor bu oluşum bizi...Jane Austen Book Club'ı izlerken keşke böyle bir kitap klübüm olsun demiştim,allahım diğer dileklerimide görürsen çok sevinicem amin please:D

Neyse Efendim bizi izlemeye devam edin...




Buradan yada yukardaki kitapların üstünden,yandaki kitapların üstünden ulaşabilirsiniz...

1 Oca 2010

Hepi Niv Yiıııır:)

Bütün yeni yıl saçmalıktır,ben sıkılarak geçircem,çok fazla bişey yapmıycamlarıma rağmen itiraf etmeliyimki bu yılbaşı eğlenceli ve güzel geçti:)


Zaten hep böyle olur ümidi kesip aman hiçbişey yapmayız dediğimiz zamanlarda çok eğleniriz...
Bizim planımız film izleyip öylece takılmaktı...
Sonra Nalan ablalar geldiler,önce Efenin Fındıkkıran bale cdsini izledik...Sonra içtik,sonra deli gibi tombala oynayıp hırs yaptık,güldük eğlendik...
Efeye baktığım zaman yaşlandığım gerçeğiyle karşılaşıyorum tabi o ayrı:) küçücüktü,hiperaktif çatlak bir bebekti:),şimdi ise çok hoş bi oğlan oldu,balet oldu çıktı başımıza,artiz herif:)

sonra herkes gitti salonda tek başıma yeni yıl süsleri ışıklarıyla oturdum karanlıkta...Düşündüm hayatımı,yalnızlıklarımı,insanlarla arama ördüğüm görünmez duvarları falan...Bunu nasıl kıracağımı bilemiyorum halen bu konu üstünde çalışsamda...
Mesela yalnız olmaya o kadar alışmışımki(aile üyelerimden bahsetmiyorum) böyle birileriyle zaman geçirme moduna girince panik oluyorum...Bana bir hafta öncesinde haber vermelilerki ben kendimi alıştırabileyim bu duruma...Biliyorum çok desperate bir durum farkındayım ama elimde değil...Eğer sizde hayatınızın neredeyse 7-8 yılını yapayalnız geçirseniz sizide görürüm:)

Öyle yani güzel geçti,sevdim:)

Ensemble, c'est tout


Dünki filmlerden bahsetmeye başlayım efendim...
Araya bi fransız filmide olsun diye sıkıştırdığım filmdi ne yalan diyim...
Hadi izleyelim dedik annemle...
Ama iyi etmişiz,çünkü çok çok sevdim,iyiki indirmişim...
Konu çok içten,sıcak ve naif işlenmiş...
Ve ayrıca Camille karakterinde kendimi gördüm ben...

Yalnız,kaybeden,çevresine duvarlar örmüş,ve bazı şeyleri yaşamaktan hep korkan...İyi resim çizen,ama bununla ilgili kariyeri sadece çizen! olan...Bir yandanda samimi ve sıcak...Öyle bir karakter Camile...Annesine kızıp saçlarını oğlan çocuğu gibi yapan,küçük kız...Aynını bende yapmıştım:)


Sonra Philibert var...Camille'le piknik yapan asilzade,kekeme ve tiyatro aşkıyla yanan...Camille'e destek olan,ona evini açan,koruyan...

Ve Franck;aşçı,yalnız,hayatı koşturmayla geçen...

Bu üç insanın kesiştiği nokta hep hayatlarında yalnızlığın olması belkide...
Ve birbirleriyle,bir arada dayanışma içinde olunca bitiyor bu...
Umarım bende Camille Fauque gibi yalnızlıklarımı aşarım,duvarlarımı yıkarım...
2010'dan isteğim bu işte...

Fransız filmlerine önyargıyla bakmayın,ben son zamanlarda izlediklerime bayıldım...