22 Nis 2010

NANA

"Hey, Nana... İlk karşılaşmamızı hatırlıyor musun?"


Diye başlıyor Hachi'nin sıcacık sesiyle..Açıkçası hiçbir dizi beni bu kadar etkilememişti. En çok One Tree Hill'i severek izlemiştim lakin, yok abi bu Nana ondan da iyi dedim son bölümlerini izlerken dün.
Hikayemiz Osaki Nana ve Komatsu Nana'nın Tokyo'ya giden trende karşışamasıyla başlıyor. Osaki Nana;Blast isimli grupta vokalisttir, aynı grupta olan kuul adamımız Ren ile sevgilidir. Günün birinde Ren Tokyoya ünlü grup Trapnest'e katılınca onunla gitmeyi gururuna yediremez lakin bir süre sonra, kendi kader yolunu çizmeye ve vokalist çalışmaları için gider.

Komatsu Nana yani "Hachiko" sevgilisi Shojiu'nun üniversiteyi orda okumasından dolayı onun yanında olmak için Tokyo'ya gelir. Lakin erkek arkadaşı sepetleyince kendine bir ev arar ve kader iki Nana'yı 707 nolu daire'de tekrar buluşturur ve bu onların sıkı sıkı bağlarla bağlayacak dostluklarının başlangıcıdır. Sonra Tokyo'da Hachi erkek arkadaşının onu aldattığını öğrenecek,yeni aşklara yol alacaktır.

Diğer Nana'mız Osaki Nana ise memleketinde bıraktığı B.L.A.S.T (Black Stones) grubu tekrar toplanır..Vee olaylar iyice şekillenir..

Nana ve Hachi'nin yaşadığı daireyi çok sevdim açıkçası. O Nana'nın yaptığı el yapımı masa etrafında oturdukları, "çilekli" bardaklarıyla mutlu oldukları zamanlar, dostluğu,arkadaşlığı,sıcaklığı çok güzel yansıtıyor.
En etkileyen bölüm Blast'ın ay ışığında Nana'nın şu yukardaki masanın üstünde "Rose"u söylediği bölüm çok güzeldi..

Osaki Nana'ya baktığımızda çok tutkulu bir kadın görüyoruz. Şarkı söylerkenki karizması gerçekten etkileyici. Ve sanırım sigara olayının yakıştığı kadınlardan. Bunun yanı sıra çok kırılgan..Ve ayrıca gerçekten çok güzel bir hatun..

Hachi ise neşe timsali, küçük bir kız çocuğu olarak kalacak ruhlardan. En son bölümde bunu iyice görüyoruz :) Kafası karışık,birazda şıpsevdi, ki bu şıpsevdiliği başına iş açıyor bol bol..Ama aynı zamanda çok anaç bir küçük kadın denebilir.

Anime'deki Sex Pistols ve Vivienne Westwood hakimiyeti ise çok hoşuma gitti tabiki..Özellikle Vivienne yüzüğü ühühü çok güzel şey yahu.
Ve Ren'in kolyesi ayrıntısı da güzeldi..
Zaten ayrıntılara çok özen göstermiş Ai Yazawa, mesela Hachi'nin Trapnest posterini çıkardıktan sonra altının beyaz kalması, sonra duvarı boyaması falan hoşuma giden bir ayrıntıydı.

Replikleri ise çok vurucu gerçekten..Ben not aldım bazen..Ayriyetten konu müzik etrafında gelişince tabiki müzikleride araştırıyorsunuz..

Osaki Nana ve Blast müziklerini seslendiren;Anna Tsuchiya

Reira ve Trapnesti seslendiren ise;Olivia Lufkin

Şarkılar fena değil,hatta bazı yerlerdeki sözleri çok etkileyici..
Anime'nin ilk sezonu bitti,mangası ise devam ediyor. Lakin öyle bir bitti ki,len noldu şimdi diye kaldık. Aynı One Tree Hill 4. sezonun sonu gibi oldu.
Hoş şeyler olmamış ama Nana çekmiş gitmiş kötü bir olay sonucu(spoiler vermeyim)
Merakla bekliyoruz çizilmesini/çekilmesini
Haydin Ai,haydin haydinnn

18 Nis 2010

I'm here waiting for you




"Tsuyoku naru tame,Wasureta egao.Kitto futari nara, torimodosu"


CupCakes!

Ve geçen icra ettiğim Cupcake'lar!

Bir yaşasın yemek yemek postu ile karşınızdayım sayın blog.
Geçen inat ettim dedim cupcake yapacağım hemen giriştim olaya.Ve açıkçası sıkıcı olmasın acık eğlenceli olsun diye gıda boyasınıda soktum işin içine.
Ve sonuç budur efendim!

Şimdi normal klasik kek tarifini vermeyim,onu bilirsiniz. Nese onu küçük muffin kalıplarına yapın. Piştikten sonra ortalarını çıkarıp arasına puding+damla çikolata koyun. Sonra üstlerine çilek koyunca bunlar ortaya çıkıyor. Bu kaddeeer basit!


Ayrıca belirtmek isterim tatları çok güzel oldu,bayıldık ayilecenk! ;)

8 Nis 2010

Kimi ni Todeke



Sadakoooooo yadaSawako-Chan
yada yada
Sawako Kuronuma
Evvet anime izlemeye "Kimi ni Todoke" ile başladım. Ve o kadar çok sevdimki saatlerim anime izlemeklen geçiyor diyebilirim...
Kimi Ni Todoke çok naif bir anime. Romantikkomedi tarzında ve okulda geçiyor. Kahramanımız 16 yaşında ve tahmin edersiniz ki lisede. Lakin halka'daki kıza benzerliği ile okulda birçok kişinin korktuğu ve hakkında türlü dedikodular çıkardıkları için yalnız kalmış çok saf iyi niyetli bir hanımkızımız..Yalnızlığa o kadar alışmış ki,onunla konuştukları zaman korkup ne diyeceğini bilemiyor. Bu bir nevi kendimi hatırlattığı için Sadako'da kendimden çok izler buldum diyebilirim :)
Bir gün esas oğlan tüm okulun ve sınıfın popüler çocuğu Kazeyaha'nın onunla konuşup ilgilenmesi sayesinde bir nevi kabuğunu kırmaya başlar..Sonra sınıftaki Ayane Yano ve Chizuru Yoshida da onunla konuşmaya başlarlar ve Sawako'cuk kendini dış dünyaya açar...

Çok sevdim bu animeyi ne yalan diyim..En çok hoşuma gidende bazı bölümde karakterlerin çocuklaştırılması ve o şirin hallerine bayıldım..

Sawako Kuronuma çok güzel bir kız aslına bakarsak. Ve karşısındaki insanı kıracağım diye ne yapacağını bilemiyor..Bir bölümde Sawako Kazeyaha'nın omzunda uyuyakalmıştı,kızlar resmini çekmişler gizli gizli, Sawako'ya gösterince "aaa ne yapmışım ben,ona rahatsızlık vermişim,omzu ağrımıştır kesin" diyor.Düşünün normalde kızlar ay ne romantik diyebilirken Sawako sevdiği insanın omzu ağrımıştır diye içleniyor..

Kurumi cadısına bile iyi davranıyor,arkadaşmıyız diye dört dönüyor etrafında,o senden nefret ediyorum dese bile...
Hele o Kurumi'ye gıcık oldum resmen..Böyle saf şirin gözüküp,insanların arkasından dolaplar çeviren kadınlardan oldum olası nefret edeceğim..Ama varya animemizde olduğu gibi,foyaları önünde sonunda ortaya çıkıyor bunların...Benimde hayatıma girdi böyleleri ondan sinir oldum onları hatırlatıyor diye Kurumi'ye

Kazeyaha'ya gelince o nasıl düşünceli bir çocuk valla bayıldım,böyle birini istiyorum işte hayatımda...Sawako'yu koruyup arkasında olup,destek oluyor..Onunda küçük çocuklaştığı yerler var tabi..O yaşta bu kadar güçlü karakterli bir çocuk olmasını beğendim...

Anime'nin geçtiği mekanlarda çok güzel,okullarına falan çok alıştım sanki benim okulum gibi benimsedim o derece :)

Kendimle özdeşleştirdiğim yanları var Sawako'nun aslında herkes de biraz var bu yönler. Mesela benim yeni insanlarla tanışırken e-e-e-e-e kekeleme,yada öyle durma yada saçmalayıp çok konuşma huyum mevcut, birde lisede ben bu kıza çok benziyordum yahu ondan pek sevdim bağrıma bastım herhal...

Yani pek tavsiye ederim efendim,izleyin mutlaka seveceksiniz..

6 Nis 2010

Yedek İnsan Değilim!

İkimizin de özel bir yeteneği var
ve bunu seni görür görmez anladım.

İkimizde yedek insanlarız..
Yedek İnsanlar!
-Claire-


Bu replik aklıma feci takıldı...Bunun nedeni aslında pazar günü okuduğum
Şu
Mehmet Çoskundeniz yazısı kafama takmıştı zaten...Sonra bunu bir filmde söylemişlerdi diye aklıma takıldı,sonra tabii buldum Elizabethtowndu film...

Benim biricik sevdiğim filmde vardı bu söz...

Maalesefki günümüzün en can sıkıcı durumlarından...Karşımıza çıkan insanların bizi yedek yerine koyduklarını çözemiyoruz. O kadar sahte geliyorki bazı ilişkiler ve insanlar bir süre sonra herkes aynı geliyor insana...Hep birilerini kopyalamaya,yedeklemeye çalışan insanlar sürüsü işte...
Sonrada konuştuklarında aşkı aramaya çalışıp,aşk filmlerinden ilhamlar alıp,şu hayatımın filmi,bu karakter gibi birisi olsun gibisinden saçmalıyorlar...
Keşke gerçekten o filmlerdeki karakterler gibi olabilseniz...

Ancak aman abi şu hatun dursun elimin altında,beğenmedim ama boşta kalırsam işimi görür mantalitesinde dolanırlar...Kadınlar içinse aman el altında dursunda Berkecan'la aram bozulursa kıskandırırım bununla düşüncesi...
O insanlara ne olduğu ne kadar kırık! bir şekilde dolanıyor oldukları umurlarında bile olmaz..Bunu ancak yaşamaları gerekir kii,anlasınlar...
İşte günümüzde aşkın bu derece doyumsuz ve sadece gözde büyütmelerden ibaretmiş diye sızlanmanızın nedeni beyler bayanlar!
Bir kere de gerçek ve net olabilseniz,başkalarını el altında tutmak yerine bir kişiyi adamakıllı mutlu edebilseniz ne kendinizi yoz bir hayata, nede o karşınızdaki kişiyi bekletir ve üzersiniz...
Siz hiçbir çaba harcamadan yedekleyin gitsin...Sonra yoz hayatınızda gereksiz üzüntülerinizle ancak filmlerden ilham alın...

Hayatımda insanları yedeklemeyi sevmiyorum ve yapamıyorum. Ha denediğim zamanlar oldu ne yalan diyim,ama olmuyor bir türlü,bu konuda başarısızım...
Bu belkide yalnız kalmaktan korkan insan işi...Ben yalnızlığa gayetten alışık biri olduğum için belkide bu yedekleme durumu bana manasız geliyor...Ki filmde Claire'da Drew'da özlerinde ve yaşantılarında yalnız insanlar...Onun için o kadar yakın buldum onları kendime...

Ama varya şunu isterdim blog,filmin bir bölümünde Claire'la Drew telefonda saatlerce konuşurlar...Birbirlerini fazla tanımıyorlardır ama saatlerce telefon kulaklarında yapışık bir şekildedir...Bunu hiç yaşamadım ben #itiraf#

Şimdi şaşırmışsınızdır muhtemelen ama öyle,ben pek telefon insanı olmadım,sevmiyorum telefon muhabbetlerini lakin hayatımda bir kere bunu yaşamayı isterdim ne yalan diyim...Yani hani öyle hiç tanımadığım değilde,bildiğim ama çok fazlada tanımadığım biri olabilir...Özel birisi olabilr...
Yani beni yedek statüsünde görmeyecek "gerçek" birisinin olması tercihimdir...

şimdi bu yazıyı yazıyorum yedek klübesinden sesleniyorum diye düşünmeyin...Ben yalnız biriyim,kimseninde yedeği değilim...Bilemiyorum tabii olabilirim de,insanların beynini okuyamıyorum...Kafam karışık olduğu için yazdım,acaba?? larım olduğu için yazdım...
Beni yedeklerinde tutanlar zaten muhtemelen sıkılırlar benden bir süre sonra,onun içinde zaten içim rahat :)
Ama şu hayatta çok istediğim şey "gerçek" birinin karşıma çıkması...
Kimbilir belki çıkmıştırda ben görmüyorumdur,yada daha zamanı vardır falan bilemiyorum...Lakin o çıkana kadar yalnız kalmayı istiyorum,çünkü alışığım,bir çoklarına göre birine tutunarak yaşayan biri değilim...
Dersimi çalışırım,mezun olur çocuklarımla ilgilenirim,bol bol müzik dinler resim yaparım,film izlerim,anime izlerim...Ama sırf hayatımda birisi olsun diye insan yedeklemem...
Filmde Drew ve Claire gerçeklerine kavuşmuşlardı...
Onlar film diyip geçmek istemiyorum...
Yedek insan'da olmak istemiyorum..
Beni yedekte tutanlar varsa şayet şimdiden söyleyeyim benden size hayır gelmez,çünkü önünde sonunda sahteliğiniz bir şekilde ele verir sizi...Zaten çok zor kendimi açıyorum insanlara muhtemelen o süreçde farkederim sahteliğin kokusunu ;)



4 Nis 2010

Bi OrtaDünya Yapıp Geldim!

Bi OrtaDünya yapıp geldim.Halen etkisindeyim!
Yoo Ankara'dayım diye OrtaDünya kafeye gittim diye algılamayın bunu..Bizzat gittim yahu Ortadünya'ya geleneksel her 6 ayda yaptığım gezimi yapıp geldim..Lakin şimdi gerçek dünya'ya alışmak pek zor geliyor her zamanki gibi..

Biz her sene annemle 2-3 kere yapıyoruz bu olayı,böyle türlü envayi çeşit yiyecek,içecek erzaklarımızı alıyoruz cipsler,kolalar,jelibonlar,kahve,çay,çikolata,mısır işte efenime söleyim işte üç filmi idare edecek erzağı tamamlayıp başlıyoruz OrtaDünya topraklarına adım atmaya...

Özlemişim varya bu kesmedi beni,her yerde repliklerini söylerken buluyorum kendimi...

Ortadünya karakterlerini çevremizdekiler yapma oyununda bana bu sefer iyice Eowyn'liği yapıştırdılar. Ben Samwise Gamgee olmak istiyordum lakin,yoo dostum sen Eowyn'sin diyen diyene olunca ve Eowyn'in Pellennor'daki Morgul büyücüsüne "ben erkek değilim" çıkışını tekrar izleyince heyt behhh dedim..Doğru zaten bende gider en olmayacak adama aşık olurum,onda da benzeşiyoruz hatunla..(Faramir'de taş gibi zaten)

Bir arkadaşımı ciddi anlamda Ağaçsakal'a benzetiyorum. Ama öyle böyle değil yahu,bir duysa gebertir beni ama benziyo,gerçi bence en bomba karakterlerden biri ent adam Ağaçsakal..

Halen beni Rohan'da Rohhirim'in gelişi feci gaza getiriyor heyecanlandırıyor..Onlar o tepeden aşağı inerken Rohhiriiiiiiiiiiiiiiiiiiiiim! diye bağırmak normal bence...

En midemi bulandıran karakter orklar değil..Hatta Uruk Hai'ler bence karizmatikler..

Denethor'u hiç sevmiyorum,nerdeyse taş gibi Faramir'i çalı çırp üzerinde harcayacaktı da,bende kız kurusu olarak kalacaktım..Allahtan Gandaf tam zamanında yetişti imdada..Sadece Faramir'den ötürü değil,o nasıl iğrenç yemek yiyiştir öyle yahu..Koskoca vekilharçsın sen,şişine şişine gezmeyi biliyorsun bi yemek yemeyi öğren,ne zaman o sahne gelsin kendi elimdekinden tiksiniyorum lan..Gaz Boramir yerine sen öleydin lafı ne öyle,nasıl babasın sen,gönder herifi ölüme sonra kalk oğlum öldü diye ağıtlar yak amma mal herif,oh iyi oldu sonunda!

Sonunda onlar erdi murad'larına bizde çıktık kerevetlerine...
Ama beni kesmedi yeminle halen etkisindeyim,sınav bitti bugün nese aklıma Gandalf'ın Theoden'e söylediği "temiz bir nefesi çek içine dostum" lafı geldi,sanki bana söylemiş gibi hislendim...Nolur kafayı sıyırmış bu demeyim LOTR manyağı olmak kolay değil...