31 Ara 2011

Mrs. Baros



Eveet yine geldik bir blogger çizimine. Yeni yılın ilk günü doğmuş olan fıstık Gülşah Özyılmaz yani nam-ı diğer Mrs. Baros'u çizmeye çalıştım nacizane.

Gülşah çok güzel kız (her ne kadar mütevazi davransa da) taş gibi hatun denilenlerden :) eski bloggerlardan, çok sağlam müzik zevki olan ve film/dizikolik biri. Biscolata erkekleriyle arzı endam etmişliği ve bizi çatlatmışlığı var :)

Ayriyeten pizza sever. Hatta dominos halen reklamlarında neden yer vermiyor merak ediyorum. Angry Birds hayranı. Bu ikiliyi ne zaman görsem aklıma o geliyor ister istemez :)

Ve ben ne kadar Prag'a gitmek için deli oluyorsam, oda o kadar Barcelona'ya gitmek için evrene mesajlar yolluyor. Bu sene gideriz ve huzura ereriz umarım.
Bilmeyeniniz yoktur yakında kitabı da çıkacak. Sen kimseye bakma kitabına odaklan güzelim ;)

Mutlu bir yaş diliyorum ve günlerin pizza gibi dolu dolu geçsin diyorum.



Mutlu Yıllar

New year by Foo Fighters on Grooveshark




Yeni yıl hepimize güzel gelsin. 2012 dedikleri gibi güçlü ve kozmik bir yıl olsun. Wishlistlerimizdeki tüm maddeler bir bir gerçekleşsin.
Güzel olaylar yaşayalım. İyi kitaplar okuyup, şarkılar dinleyelim ;)
Mutlu bir yıl diliyorum.
Bu akşam bol bol fotoğraf çekeceğim, bakalım bakalım ;)

29 Ara 2011

Her Yerde Kar Olsun!

Her Yerde Kar Var by Nilüfer on Grooveshark




Şarkıda "yağma kar dur artık" diyor ama sen bakma ona Mikael reyiz lütfen yağdır artık! Ya bir yılbaşı karlı, lapa lapa geçsin. Bir hafta sonra yağdırıyorsun hep yapma bunu.

Bugün yılbaşı filmlerini hallediyorum, bir yandan da yemekler. Truffle yapacağım (dr ötker saolsun:) Sonra bizim ekmek bayiinin über devasa eklerlerinden alacağım. Cips neyim kesin almam lazım! (uzun zamandır yemiyorum) Yeni yıla orman kaşlarımla girmemek için onları da halledeceğim. Çok işim var çooook!
Çizimdeki yılbaşı çiçeğinin desenini kumaşa aktardım pek güzel oldu. Yılbaşı postumda göreceksiniz.
Şu kızın tacından gördüm geçen. Neredeyse alıyordum sonra dedim kızım o kadar kaçırma ehehe :)

Sizi Nilüferin güzel sesi ile bırakayım ben işlerime gideyim.

28 Ara 2011

Süsleme Zamanıııı

Let It Show by Hannah Fury on Grooveshark



Bugün ağaç süsleme çalışmalarına başlayacağım. Öncelikle masa için bir örtü boyayacağım. Bu sene özel bir şey aradım ama bulamayınca iş başa düştü kızım! dedim :)

Ağaç süsleniyor diye laf atanlara gıcık oluyorum. Ne var yani özeniyorsak, hoşumuza gidiyorsa. Ben bu tip ritüelleri hep sevdim. Tıpkı hıdırellez için özel gül ağacı aldığım gibi. Ya da ne bileyim bayramlarda uğraşıp gülpare yaptığım için. Onun için ağacımı da süslerim arkadaşım. Şirin geliyor bana. Noel babayı da kapıdan karşılarım dermişim ehehehe :))

Ağacım mini boy, çoğu süsü de kendim yaptım. Yalnız şu melekli süslerden istiyordum. Neyse artık onuda seneye alırım :)

Plastik ağaçlar kullanın yalnız. Açıkçası benim içim acır bir ağacın kesilmesine bu iş için. İşte bu bana korkunç geliyor. Sırf süslemek için ağaç kesilmesi çok acımasızca. Onu yapmayın hee!

Yengemin kuzeni var, amerika da yaşıyor. Acayip güzel bir konsept yapmışlar. Kar yağmış zaten (bizde istiyoruuuuuuz!)
Bebişlerine kırismaslı tulumlar falan giydirmişler, çok özenmişler ya bayıldım resmen.

Bu arada postu yazarken Hannah Fury diye bir hatunla tanıştım, kendisinin müziğine hayran kaldım. Tori Amos+Emilie Autumn arası bir yerde. Tam benim tarzım. Dinleyin bakalım ;)

Neyse şekerler karın yağmasını dileyelim de yılbaşı akşamı elimizde sıcacık kestanelerle yağan karları izleriz ;)

27 Ara 2011

Dileklerim




Mittiriğim bu aralar reklamdaki şarkıyı mırıldanarak geziniyor.

La la la lala lalala lala la la la lala lalala lala!
Benim dileklerim üsttekiler. Mutluluk, huzur klasik şeyler işte.
Hepimizin dilekleri kabul olur umarım.

26 Ara 2011

Finduilas



Uzun zamandır düşündüğüm şeydi sevdiğim bloggerları çizmek. İlk çizimim elf prensesimiz Finduilas oldu. Umarım beğenir. Onun bugün doğum günü. Kaç yaşında acaba 500 var mıdır? :)

Kendisine sevdikleriyle beraber uzun ve sağlıklı, bir ömür dilerken blog yazmaktan hiç ayrılmamasını salık veriyorum. Okurken hakikaten ya dedirten yazıları, orta dünya fanı olması, Güzel müzik zevki, kızıl saçları ve doğallığıyla kendini direkt olarak sevdiriyor.

bloğunun linkini vermeme gerek var mı bilemiyorum ama Tuşların Tıkırtısı güzeldir.

İyi ki doğdun Findu! ^^



25 Ara 2011

Annem

Annem by Candan Ercetin on Grooveshark



"Uzayan sohbet gecelerinde rolleri unutup dost oluruz,
Bizi bağlayan bu kan değil yalnız annem biz birbirimize kalanız."

Annemin bugün doğum günü. Onun en sevdiğim fotoğrafını çizdim bende. Yeşilçam artizleri gibi çıkmış değil mi :)İlk okul çocukları gibi halen hediye olarak resim yapıyor oluşum ayrı bir komiklik :)

Annem şarkısı ise bizim şarkımız. Ve bu söz beni koparır. Gilmore Girls kızları gibiyiz biz onunla. Hatta dizi cnbce'de yayınlanırken sizi izleyip yapmışlar diyenler olmuştu. Onlarla izlediğimiz dalga geçtiğimiz programlar bile aynıydı (uydudaki yemek yapan obez fransız kadınları)

Kendisine mutlu yıllar diyorum ^^

22 Ara 2011

My Heart Is An Apple


Pure Love (feat. Dolores O'Riordan) by Zucchero on Grooveshark


Bu çizimi yapalı uzun zaman oldu, konsept bir şeyler yapacaktım ama unuttum :)
Etsy'de dolaşırken görmüştüm fotoğrafı. Saç bantları yapan güzel bir kadın. Teresa Joy çok hoş şeyler yapıyor mutlaka bakın. Çizmeden edemedim. Çok tuhaf dünyanın bir ucunda biri seni çiziyor haberin yok. Ulaşmadım kendisine ulaşsam iyi olur aslında. Yeni şeyler eklemiş, yine çizersem şaşırmayın :)




Elma enteresan meyve. Kendisini çok fazla sevmem (ama bir elmalı pasta gerçeğini kabul ederim o ayrı) Ben Havva olsaydım mutlak, aman bunu mu yiycem diye burun kıvırır cennette mutlu mesut yaşar giderdim :)
Pamuk prenses de aynı haltı işlemiş. Cadıya aman senin olsun benim evde mis gibi mantar sotem, yanına pilavım, tramisum var teyzem haydin çüüüüz! derdim :)
Güya tok tutar, beni acıktırıyor :)


Şarkı ise Zucchero/Dolores O'Riordan düeti "Pure Love" pek güzel ama.



Görüşürüz Sycocanlar siz bana bakmayın elma sağlıklıdır ;)

17 Ara 2011

Persephone/Aşağı İniş

Persephone (The Gathering of Flowers) by Dead Can Dance on Grooveshark



"Dürtme içimdeki narı, üzerimde beyaz gömlek var" der Birhan Keskin. Aklıma hemen Persephone gelir. Tanrıça çizimlerine başladım. Aslında derin bir araştırma yapma dönemindeyim. Buna Tanrıça tarotu kartlarım ilham verdi. Aşağıdaki yorum oradan zaten. İnanılmaz doğru çıkıyor ve şimdiye kadar kime baksam hep çıktı.

Persephone Demether ve Zeus'un kızıdır. Hades onu kaçırıp yer altına hapsetmeden önce masumca oynuyordu. Hades onu yer altına hapsetmek için nar çekirdekleri yutturdu. Yüzeyin altındaki her şeyin hükümdarı olduğu için, hayat kararlarımızı etkileyen şevki, motivasyon ve dürtülerimizi yönetir. Nar, masumiyetin altında yatan derin bilgeliğin yeniden doğuşunu simgeler.
Persephone İç benliğimize doğru bir inişe geçtiğimizi gösterir ve bu durumda geri çekilip, değerlendirme yaptıktan sonra yeni bir döneme geçiş için hazırlanmamız gerektiğini söyler.
Artık değişim kaçınılmazdır.
Gerçek bir ileri gidiş için heniz tanınmayan biri ile karşılaşma ya da benliğimizin yaşanmamış bir yanını keşfetmek şarttır.
Yolculuğumuzun devamını aydınlıkta değil, geride bıraktığımız gölgelerde bulacağımızı kehanet eder.


16 Ara 2011

Polyvore "Ekose Setleri"







Uzun zaman olmuş Polyvore setlerimi paylaşmayalı. Her hafta bir kere paylaşayım en iyisimi.

Benim en sevdiğim desen yıllardır ekose. Bakmayın şimdi moda olduğuna, ben giyinmeyi her dem sevdim. Ve bir dolu set icra ettim böyle. İlk Gri Ekoseli setteki o şirin şapka ve atkıdan istiyorum "ANNE DUY SESİMİ!"

İkinci setteki elbise banko bir şey. Onu her zaman her şeyle giyebilirsiniz. Tabi o postcard clutch süpermiş.

3. set Emilie Autumn kıyafetinden arak bir set.

4. ise çok istediğim bir şey olacak. Kareli gömleğin altına tül etek. O geek gözlükler, kırmızı saç! Ayakkabılarsa acayip tezat. Bu ayakkabılar olmazsa converse olacak! o kadar :)

Zarf şeklindeki H&M çantadan almayı istiyorum bu arada.



Haydin bakalım XOXO :P



14 Ara 2011

Kill With Power

Kill With Power by Manowar on Grooveshark



Bugün fazlasıyla "Manowar-Kill With Power!" günümdeyim.

Haydi hep beraber Die! Die! diyelim =)

12 Ara 2011

Emilie Autumn


Rapunzel by Emilie Autumn on Grooveshark


Bir sevdiğim şarkıcı çiziminden merhabalar efenim. Emilie Autumn'a bayılıyorum, tarz olarak olsun, şarkılar olarak, yaratıcı bir kişilik olarak iyi ki var diyorum.


Gothic olabilir zaten en çok ona yakışıyor bu tarz. Kareli etekler, korsajlar, çizgili ve file çoraplar, kalp teması stilinin olmazsa olmazları. Ve tabii kızıl saç! Muhteşem oluyor ona. Hatta diğer renkler olmamış diyorum (bir dönem sarı yapmış, bir dönemde siyah uzun gezinmiş)



Ben kendisinin müziğine Yemekler ve Müziklerde kalpli pankek eşliğinde yer vermiştim. Oradan nasılmış diye dinleyebilirsiniz. Ayrıca pankeklerim harika olmuştu tavsiye ederim :))


"I'm your Opheliac
I've been so disillusioned
I know you'd take me back
But still I feign confusion
I couldn't be your friend
My world was too unstable
You might have seen the end"

der ve sizi en sevdiğim şarkılarından Rapunzel ile baş başa bırakırım ;)

11 Ara 2011

Orta Dünya Kadınları


Muzicons.com
Beni tanıyanlar çok sıkı bir LOTR fanatiği olduğumu bilirler. O kadar sevmeme rağmen çizememiştim, zaten sevdiğim şeyleri çizerken zorlanıyorum nedense :)
Neyse Orta Dünya kadınlarına başladım.
Benim sevdiğim ve kendimi bulduğum kadın Eowyn! Hele o Pellennor savaşında Nazgül'e kafa tutup "BEN ERKEK DEĞİLİM!" diyişi ve onu öldürmesi ile ablacım değme erkeklere taş çıkartırsın dedirtti. Sonrasında yine sevdiğim karakter Faramiri kaptı abla :)


Galadriel ise biraz tırsılacak ablamız. Gerçi onun ışığı sayesinde Sam ve Frodo yollarındaki umutsuzlukları aşabildiler. Cate süper oynamış yahu. Başka biri gitmezdi o role.
Ve Evenstarımız Arwenimiz. Açıkçası hastası değilim, iyi niyetli hoş abla, kolyenin ise hastasıyız :)





Yani öyle Sycocanlar, daha devam ederim Orta Dünya dolaylarına şimdilik bu kadar efenim.
Giderken bir May İt Be dinleyelim ;)

8 Ara 2011

Pandomim



KahveKupasında benimde kupam mevcut. Çok güzel bir blog olmuş, kupanızın fotoğrafını çekin yollayın, sizde yer alın.
Bu kupayla neler neler içtim, ne çizimlerime şahit oldu. Çok seviyorum ama kendisini. Bu arada bitter çikolatayı çok seven bendeniz bu portakal birlikteliğine bayıldım. Acayip bir şey. Lakin yerken aklıma anneannem geliyor. Çok severdi portakallı drajeyi. Ve Polisan boyalarım, kıymetlilerim.
Yeni pikabımız buda. Neşe Karaböcek var. "Aşkına Doyum Olmaz" diyor. Dinlemek için BURAYA tık!


Bazen hiçbir şey söylemeden her şeyi anlatırsınız.
"Söylememek söylemekten daha dürüst bir davranıştır" der MŞŞ Bad'lik Amirinde.
Bir bakış, bir duruş size mısralarca yazıdan, saatlerce konuşulan bir konudan daha değerli gelir.
Onun için tavırlarıyla konuşan insanlar daha gerçek gelir bana.


Bu filmin en çok sevdiğim kısmıdır. O ilk baştaki çantalı bücürük ve pandomimciler. Çok hoşlardı.


6 Ara 2011

Çok yönlü blogger ödülü

Çok yönlü blogger ödülü gelmiş canım Mia Wallace'den

Ödül Kuralları:


1- Ödülü bize veren kişiye teşekkür ediyoruz ve blogunun linkini veriyoruz:
Teşekkür ederim Mia'cığım, vallahi bende senin bloğu pek seviyorum. Linki Mia Wallace


2- Hakkımızda 7 gerçek paylaşıyoruz

Aslında bunu yazayım ki, önüne gelen bana laf sokmak istediği zaman bunları söylüyor.

1. Kısa boyluyum evet. Küçücük bir kızım. Aslında sülün gibi de olmak istemezdim. Tamam belki bir 5 cm uzun olsam daha iyi olurdu ama olmamış ne yapayım. Sütten nefret etmenin getirisi, siz yapmayın genşler :) Birisi bana laf sokmak istediğinde "sen kesin kısa boylu, şişman klasik türk kızısındır" diyor. Diyet yapıyorum, zaten çok da kilom yok. Ama ellerimden ayaklarımdan tutup çekmediğiniz müddetçe boyumun uzaması için bir halt yapamam dimi :)))
Hem zaten çok güzel olmak gibi bir kaidem de yok. Olduğum bana yetiyor.

2. Çizim için eğitim almadım. İstedim evet ama sınavları kazanamadım. O yüzden bırakmıştım zaten çizmeyi. Ne işime yarıyor ki diye düşünüyordum. Sonra bu bloğda tıkandığım, yazamadığım bir zamanda tekrar çizmeye başladım. Şimdi ise kendi kıyafetlerimi tasarlamak, içimden geçenleri anlatmak, sevdiğim kitap karakterlerini, müzisyenleri çizmek hayatımda en zevk veren şey. Bloğun bana en büyük getirisi bu oldu.

3. Müziksiz yaşayamam. Mutlaka yanımda bir şey çalacak.

4. Bana sürekli "hadi şunu yapalım, görüşelim!" diye üstüme üstüme gelen insanlardan direkt olarak uzaklaşırım. Sinir oluyorum ya öylelerine. Nereden bu samimiyet? Nette konuştuğum insanlarla çok çok samimi olmalıyım ki, görüşeyim. İki twitterdan muhabbet edince çok yakın olduğumuzu sananlardan sıkıldım. En komik tarafı da naz yapıyorum sanmaları. Yürü git ya ne naz yapıyorum ne bir şey, istemiyorum seni oldu mu?

5. Eski kafalıyım. Yani uçuk kıyafetler giyebilirim, saçlarımı renkten renge sokabilirim. Ama hayata bakış tarzım çok antika. Eskisi gibi yaşayan insanları seviyorum. Şimdiki ucuz muhabbetlerden, saçma salak ilişkilerden kaçıyorum. Jane Austen, Charlotte Bronte, Elizabeth Gaskell, Cahit Uçuk kafasındanım. Evet inanıyorum bir gün benim gibi eski kafalı birini bulacağım.

6. Milletin "Cosplay" diye baktıkları kıyafetleri normalde giymeyi seviyorum. Mesela şimdi medieval tarzı bir elbise dikeceğim. Annem Merlin'den, LOTR'dan fırlamış gibi olacaksın diyor. Oda alıştı bana, fikrimi anlatınca "hadi git al kumaş, yap" diyor :)

7. Milletin "entel" farz ettiği ve ortamlarda ağzını büze büze fikir teatisi yaptığı filmlerde uyuyorum. Maalesef ki bir türlü adam akıllı izleyemedim.


3- Sevdiğiniz 10 blogçuya bu ödülü verin ve verdiğinizi de haber verin:

Öncelikle yeni tanıdığım ama tarzına bayıldığım blogger Valkiye vermek istiyorum ödülümü

Ve harika bir anne, blog sahibesi kendisi, hele o sofraları çok güzeldir Pelin Pembesinin

KremalıKahve'nin kahve kupalarıyla bezeli yeni bloğu Kahve Kupası(benim kupam da var orada:)


Güzel yazılarıyla Aslısın

Yine yeni keşfettiğim bir blogger kendisi, ama çok sevdim ben onu Güngör/Renkli Kitap

Benim her böyle listelemede asım, dünyada yaşayan elf kızlarından Finduilas

Çok yetenekli kendisi, güzel şeyler yapıyor, yaratıyor Elifinelizi

Oda yetenekli, blogdaki videolarının hastasıyım asıl :)Larien Beyinütüleyen

Son postundan da anlaşılacağı gibi yetenekli güzel birisin Aphraell

Secret Garden ve kore dizileri seviyor, aynı zamanda bende yazılarını okumayı seviyorum. Mathilde Tahon



Benim ödüllerim bu kadar şekerler, görüşürüz.

4 Ara 2011

Kitap Ayraçları #1


Kitap ayraçları en sevdiğim şeylerden. Lakin çok tarzıma uyan orjinal olanlarını bulamıyorum ben. Kolları sıvadım Amy Brown illustrasyonlarından çıkarttım. Sonra kartlara (çoğu düğün davetiyesi) zımbaladım. Tabii biraz süslü olsun istediğim için deriler, kurdeleler ile daha şatafatlı hale getirdim. Vallahi sevdim Sycocanlar ben bunları :)

Alcest'in ocak ayında çıkaracağı albümden seyirlik bir şarkı var elimde. Ben çok beğendim ve merakla albümü bekliyorum. Haydi dinleyelim, kahvemize eşlikçi olsun ;)




1 Ara 2011

Cursed



Ramen+kitap iyi gidiyor. Gerçi kitap+kahve olayına ulaşamaz ama olsun. Yine vampir romanı allahım sana geliyorum, Anne Rice cezbetti bu sefer beni.
Dün bir ton kumaş aldık. Yarın öbür gün fotoğraflarını çekerim. Ama aklım o gümüşi gece mavisi kadifede kaldı çok feci. Ondan wiccan/elf tarzı bir elbise dikersem pek güzel olur. Gerçi nerede giyeceğim hiç bilemiyorum. Sırf o elbiseyi giymek için Halloween partisine giderim o derece.
Kollarını mavi şifondan yaparım, gümüş renkli harçlarla süslerim. Vallahi giymeye kıyılmaz :)

Bu arada kızıl saç takıntım yine tavan yaptı. Eski kızıl hallerime bakıp bakıp iç çekiyorum. Bu kızılı yaptığımız en güzel kızıldı. Ama ben bundan sonra kuaföre boyatırım hiç uğraşamıyorum artık. Birkaç ay sonra (tahminen doğum günümde) yeniden kızılım diyeceğim. Bu sefer saçlarımda uzun upuzun olacak. Ve aralara dread'lar yapacağım düşünün sapıtmaları :)
Zaten o zamanlarda bu bloğ çizimlerin yanında şunu bunu diktim, şunları giydim bloğu olacak. Sapıtmış gibi dikmek istiyorum.

Bu arada o arkadaki iç karartıcı çizimde bana ait. Yıl tahminen 2004 olmalı. Bir sabah kalktım gözümü açar açmaz başladım bunu çizmeye. Ama niye çizdiğimi bende anlamadım. O sıralar çok yakın olduğum arkadaşım Cursed da aynı saatlerde kolunu doğrayan kız çiziyormuş. Burada da onu çizmiştim, aynı kolu sargılı. Sonra görünce şok olmuştuk. Ben hediye ettim ona. Allah bilir atmıştır, görüşmüyoruz kendisiyle. Bu fotoğrafı her gördüğümde o gün geliyor aklıma. Birde fotoğrafın çekildiği gün. Deli gibi kıyafet değiştirip fotoğraflar çekmiştik. En büyük kaygımız vampire freaks'a ekleyince onları acayip havalı olacağımızdı. Ahehehe hey gidi :)



Öyle işte. Hayat geçiyor, ben halen kızıl da kızıl :)

28 Kas 2011

Kızıl Pazartesi



Hepinize iyi haftalar diliyorum Sycocanlar!

Benim pazartesi sendromum olmadığı için ohh rahatım. Deli gibi 7'de kalktım üstüne üstlük.
Dün yine bir karar verdim!
Tam anlamıyla istediğim kiloya geldiğim vakit, saçlarım yine! kıpkırmızı olacak. Kızıllığı çok özledim. Bu sefer gözüm gibi bakacağım onlara.
Annem pek taraftar olmadı "patlıcan moru yap" diye vazgeçirmeye çalışıyor ama yemezler :)

Birde deli gibi korsajlar dikeceğim, evde bile giyersem şaşırmayın :)

Tumblr'a bu aralar yazıyorum yazıyorum yazıyorum. Tabii takipçilerim görmüyor çoğunu ya siliyorum, ya drafts'a atıyorum, küçük bir kısmı yayınlanıyor. Ama süper rahatlatıcı bir işlem tavsiye ederim.

Neyse sizi haftanın beybileri ile baş başa bırakayım.

25 Kas 2011

Kan Şehveti

Vampire Romance, Part II by Blutengel on Grooveshark




Vampirleri izlemek ve okumak bir süre bana yasak. Yoksa durduramıyoruz, çiziyorum karalıyorum sivridişleri.

Bu ara maşallah o kadar çok okudum ki vampir romanı, öğüreceğim kan şehvetinden. Vampire Academy serisi bitti çok şükür, ben tabi aynı yazarın yeni serisi Bloodlines'a gözümü diktim şimdide (duracaksın orada syco, sana yasakladım iki üç ay vampirleri) yakında bloğa yazacağım o değil biz bu Rafların Arasından'ı ne çok boşladık. O kadar yazar kendi kaderine terk ettik blogceğizi. Tüüü bize.

True Blood sezonunu bitirdim allahından bul Sookie kaltağı. Eric'i mundar etti orospu. Şimdide yeni sezonda Alcide'ı ele alacak. Bari ona yapma onu bırak ya. Kesin ondanda çocuk peydahlar. Pam hislerimize tercüman oldu "bıktım Sookie ve peri vajinasından" diyerek. Ağlamayasın, yüzün bozulmasın Pam, I lav yu beybi ;)
Ve benim gibi cadılı şeylere pek meraklı insan evladı bile bu cadılar sezonundan hoşlanmadıysa düşün yani okuyucu.

Vampire Diaries ise daha iyi. Gerçi halen Stephen'e gıcık olsam da. Orada taş gibi Damon var, Klaus var, esas oğlan Stephen. Klaus bizim Kıvanç tabii. Sevabına oynatsalardı da, bağrı yanık türkücü modunda gezmeseydi çocuk. Birde Elena'nın kardeşine ne olmuş ya, bir kas yapmalar, bir havalar. O dizide seksi adamdan geçilmiyor, doğal olarak izliyoruz.

Neyse Tıvaylayt'a gideyim diyorum eheheh. Şaka lan şaka hemen burnun kıvrıldı okuyucu. O kadar düşmedik daha :)
Yalnız okuyan varsa aranızda bi'şey soracağım yanaşın;
*o süzük kız vampirden nasıl hamile kaldı?

Bu arada şarkıyı pek beğendim dileyelim haydi.



24 Kas 2011

Kış Halleri



Kış geldi ve kazaklarıma, polarıma sarılıp kitap okuma mevsimi başladı.
Yalnız böyle bir odada, aşağıdaki manzara olsaydı çok şukela olurdu dimi ama.
Haydi şarkı dinleyelim, Insomnium'dan gelsin ;)
Kış temalı postlarım sürecek Sycocanlarım, öptüm sizi, kahveniz bol olsun ;)
Insomnium - Unsung




20 Kas 2011

Lisbeth Salander



Lisbeth Salander...
Aykırı, kendi halinde, kadınlardan nefret eden adamlardan nefret eden kadın.
Hacker, asperger sendromlu, kendince seven, kendince nefret eden, intikamcı ve her ne olursa olsun kadın. Kimilerinin korktuğu, kimilerinin nefret ettiği, kimilerininse çok sevdiği.
Ama şu bir gerçek ki, hayatına giren her kişide (okularda dahil) iz bırakıyor.

Lisbeth'i seviyorum, bütün o kendine özgü hallerini ve kırılganlığını.
Kendimce onu çizmeye çalıştım. Salander etkisi okuduktan sonra geçmiyor, geçmez.

19 Kas 2011

Blessed Be!

Witch's Rune by S.J. Tucker on Grooveshark





"MORNING:
Goddess, bless this day
keep me safe on my way
God, bless me on this beaten path
whichever road I choose to take
Sun, Moon, Earth and Air,
help me see past dispair.
Give me wisdom, show me truth
help me become one with you
Bless my family, all life on Earth
allow this day to be one of Spiritual Rebirth

NIGHT:
This day is over, the moon is near
Remove all negativity, make sure my heart is clear
Thank you Goddess, for the lessons of today
Watch over me tomorrow, protect me from disarray.
Thank you God, for showing me right
For guiding me home tonight
Allow my sleep to be peaceful in dreams and rest,
so tomorrow I may do my best "


Pagan olan şeylere ilgim hep vardır. Hoşuma gidiyor böyle ritüeller. Çizimlerime de yansıyor tabii. Giyim tarzımda o yana doğru kaymaya başladı iyice. Gören yine gotik olmuşsun eskisi gibi diyor ama umurumda değil. Mesela böyle bir pelerin dikeceğim kesin :)
Ve S.J Tucker'in güzel şarkılarından biridir "Witch's Rune" aslında onun birçok şarkısı güzel.

Hadi bakalım "uğurlar olsun"
Blessed Be!
)O(

17 Kas 2011

The Raven

The Raven by Omnia on Grooveshark




Then this ebony bird beguiling my sad fancy into smiling,
By the grave and stern decorum of the countenance it wore,
`Though thy crest be shorn and shaven, thou,' I said, `art sure no craven.
Ghastly grim and ancient raven wandering from the nightly shore -
Tell me what thy lordly name is on the Night's Plutonian shore!'
Quoth the raven, `Nevermore.'
Edgar Allan Poe/The Raven



15 Kas 2011

Mim 'Ruhunuz hangi renk?'





Mim geldi sevgili Eva'dan.
Konu ise;
1- Ruhunuz hangi renk?
2- İzlediğiniz blogçular sizce hangi renk?

Öncelikle renkleri ve anlamlarını veriyim :

Beyaz: Temizlik, saflık ve güven hissi verir. Hüzünlendirir.
Siyah: Konsantrasyonu ve özgüveni artırır. Çoğu ülkede matemi temsil eder.
Mavi: Özgürlük hissi verir ve sakinleştirir.
Yeşil: Dinlendirir ve huzur verir.
Kırmızı: Tansiyonu ve kan akışını hızlandırır. İştah açar.
Sarı: İnsana heyecan ve canlılık verir. Dikkat çekicidir.
Mor: Bilinçaltını olumsuz etkiletebilir.
Pembe: Neşe, güven ve rahatlık verir.
Turuncu: İştah açar, yorgunluğu giderir.
Lacivert: Düşünce gücünü arttır, ciddiyet verir.
Kahverengi: Toplum içinde rahatlık ve güven verir.
Gri: Alçakgönüllüğü ve dengeyi ifade eder.



Benim rengim siyah kesinlikle. Kıyafette vazgeçemiyorum özellikle. Büyüyünce geçer bu siyah sevdası, büyüdüm halen devam ediyor. Bazen de biraz mor, biraz mavi. En sevdiğim renkler zaten.

Bütün renkleri yapmayacağım en sevdiğim renkleri, sevdiğim blogcular olarak görüyorum.

Siyah; Amaltheian, siyah çok yakışıyor bacıma :)
Lacivert; Sweet Leaf, pek düşüncelidir severim kendisini pek çok.
Beyaz ; Mrs. Baros, bu renk geldi aklıma Baros'u düşününce, birde beyaz kaplanlar :)
Kırmızı; Finduilas, en güzel kızıllardan kendisi.
Mavi;Elifinelizi bloğunun cıvıl cıvıllığı ve yaratıcılığı bana maviyi hatırlatıyor.
Mor; Mia Wallace ,her ne kadar olumsuz şeyler yazılmışsa da mor iyidir. Mia harikadır.

Bu hafta sonu güzel şeyler yaptık ve ben sonunda Polisan Kuru Kalemlerime kavuştum! Polisaan duy beni, daha çok yolla bana :)
Ve çok güzel bir defter aldım.
Aynı zamanda bu botları, güzellikleri buldum. Görünce kalbim çarptı. Yıllardır kovboy çizmesi arıyordum, istediğim gibi bulamamıştım. Bu hem kovboy havasında, hemde motorcu çizmesi modunda. Aşık oldum resmen. Çok da rahat.

5 Kas 2011

Raining Blood Charlotte





Son zamanlarda en çok beğendiğim modellerden Charlotte Free. Pembe saçları ve kendine has tarzıyla diğerlerinden ayrılıyor hemen. Asi kız havalarını seviyorum.
Hemen çizdim bende kendisini. Ve bir şarkı armağan edeyim Slayer'dan.
Bu arada iyi bayramlar.



4 Kas 2011

Bu Aralar



Son zamanlardaki en büyük zevkim sıcacık çorba eşliğinde çizgi roman okumak. Bütün ateşli şeyleri bir araya topladım. Kızıl Sonja ablamızın hastasıyız tabii.

Ve Vampir Akademisinin devamını edindim. Çatlıyordum meraktan ne olacak diye o hızla Gölge Öpücük kitabını bitirdim. Geceleri kitap okuyan bendeniz için elzem bir olay çıkartmışlar kitap okuma lambası. Görünce hemen aldım annem sahiplendi ama.
En sonunda çıkan melek kartlarını da hemen edindim. Uzun zamandır bekliyordum. Kartlar çok hoş, olumlu ve insanı mutlu ediyor. Her tarzda kartım oldu ve halen doymuyorum yuh yani :)

Şöyle söyleyeyim pudra kullanan ve onun dışında yüzüne fazla şeyi sürmeyen biri olarak Catherine Arley'e aşık oldum. Bu denli ucuz fiyata (5.99 ytl) harika bir ürün olmasına şaşırdım.

Benim Dimitrim kesinlikle bu adam! Mathias Lillmåns. Zaten hastasıyım kendisinin tam Dimitri olacak şahsiyet. İtiraf ediyorum fotoğrafını çıkarıp kitabın ayracı yaptım ehehe.


Yine bir uzun zamandır istediğim şey vardı "melek kolyesi" ama ne aradım, saolsun şu Feriha taktı da ortalığa düştü :)
Normalde ben kolye takamıyorum 1 saatten fazla, sonunda boynumu ağrıtıyor. Ama neye hikmetse bu kolye ile olmadı o. Şaşırdım gerçekten.

Bulamadığım şeyler oldu, mat siyah oje ve polisan boya kalemlerini aradım aradım aradım. Yüzüme mal mal baktılar anca. Bir amca polisan boya'nın ne olduğunu bildiğimi sordu, dalga geçti resmen. Kaç aydır boyuyorum var yani kalemler hayret bişey.

3 Kas 2011

Gitmek Lazım




Gitmeyi en çok istediğim ülkelerden birisi de İtalya. Yani Prag'dan sonra geliyor ama olsun. Özellikle o tarihi dokusunu merak ediyorum (ay entel gibi konuştum yıh yıh) Angels&Demons'u okurken Roma'ya gitmeyi çok istemiştim. Aynı zamanda Floransa da ilgimi deli çekiyor. Venedik çok sonra geliyor, ona da karnaval zamanı gitmezsen bir anlamı yok. Karnaval zamanı da deli para ama. Yani zengin koca bulmam şart oldu efenim :))
O değil Pisa'da şöyle aptal bir fotoğrafım olsun istiyorum çok şey mi istiyorum?
Ve deli gibi tıkınıcağım için gitmeden bir 5-6 kilo verip gitmem lazım. Gerçi italyan tarzı pizza2yı pek sevmiyorum ben, favorim amerikan tarzı kalın hamurlu ama olsun :)
Neyse şarkıyı dinleyelim Florence'in güzel sesinden şimdilik bununla yetinelim.
Bu arada artık çizimlerimi tarayıcıdan geçiriyorum, pek bir hoşuma gidiyor böyle.