14 Ağu 2011

Etiketler

Image and video hosting by TinyPic

Her yanımızı etiketler çevrelemiş. Nereye dönsen baksan onlar var. İşin ilginç tarafı insanlar onlarla yaşamanın doğal olduğunu sanıyorlar ciddi ciddi. Normal olanı buymuş. Herkes beğendiği bir etiketi sahipleniyor. Onu yapıştırıyor üstüne gururlu gururlu. O etiketi olmadan çıplak gibi hissediyor belkide.
Kendime bakıyorum hiçbir etiketim yok sanırım benim. Bir etiketi sahiplenmedim şimdiye kadar. Belki her şeyi yaptım ama onları üstüme bir yerlere iliştirmedim. Neden bilmiyorum, ama bunu kendimi övmek için yazmadım.
Sadece insanların bunlara sahip olmak için saçma bir çaba göstermelerini anlayamadım hiç. Geçenlerde bir yerde bir fotoğraf görmüştüm, işte bu kadar hayat dedim.
Fotoğrafta ;

"To Do List;
Wake up
Survive
Back To Sleep"

yazıyordu.

İşte budur hayat. Onca etiketin, yapmaya kastığınız şeylerin temeli sadece bu. Herkes her şeyi bilmek, çok entel, havalı, "kafamın içinde beyin sahibiyim ben" tarzında görünmek zorunda sanki. Size bir şey diyeyim mi? salak olmak en güzeli. Beyinsizlik harika aslında. Çünkü ne kadar çok şey bilirseniz, bu dünyadan, insanlardan o denli nefret etmeye başlıyorsunuz. Olan her şey sinirinizi bozuyor. Çınlayan Sedir; Anastasya diye bir kitaptan bahsetmiştim hani. O kitapta bahsedilen Anastasya hayatımda ciddi anlamda kıskandığım, keşke öyle bir hayatım olsaydı dediğim bir kadın. Üstelik roman karakteri de değil gayet gerçek. Bunu bilmek, halen bu dünya üzerinde doğal, etiketsiz, basit bir hayatı yaşayan insanların var olduğunu hissetmek bana harika gelmişti.
Ben o şekilde yaşamıyorum her ne kadar etiketlerden hoşlanmıyorum desem de, kaçıyorum, uzak duruyorum, yapıştırmıyorum. Doğal yaşayamıyorum. Birazcık kilo alsam çevremdekiler "çok kilo almışsın, kaç yaşındasın biz senin yaşındaykenli" cümleler kurmaya başlıyorlar. Ben sanki kilo versem tüm dünya verecek, rahatlayacak. Somali'deki çocuklar doyacak, dünya bir nefes alacak. Tüm sorunlar bu sanki. Ne zaman kilo vereceksin, ne zaman evleneceksin, yok mu biri, işe girmeyi düşünmüyor musun, biraz para üret. Bunlara kayıtsız kalamıyorum, umursamasam da bir gün geliyor hepsini boğasım geliyor. Başka bir yere gitmeyi, bir daha dönmemeyi istiyorum en çok. Orada etiketler yok, insanlar doğal, kendilerini kanıtlamaya ihtiyaçları hiç yok, sadece yaşıyorlar, ne yapıyorlarsa sevdikleri için yapıyorlar ve bunun için onay görmeyi hiç umursamıyorlar. Orasının var olmadığını bilsem de o ütopyaya deli gibi sarılıyorum.

Sanırım hep kendi çerçevemle bakacağım hayata, değişmek istedim çok denedim ama yapamıyorum, onaylanmayı yıllar önce bırakmıştım zaten. Sadece başımın üstünde dönen vızıltılara, saçma sapan lakırtılara bağışıklık kazanamadım. Öyle.

6 yorum:

  1. Kendi çerçevenle bakmaya devam et hayata. Hiç kimseyle aynı pencereden bakmak mümkün değil çünkü.

    YanıtlaSil
  2. "Ortalama metalci kızlardandım bende" bu senin cümlen demek bak metalci etiketin duruyo burda..

    YanıtlaSil
  3. adsız; o dönemlerde ben çok ön yargılıydım oda ayrı post konusu zaten. hatta öyle ki arkadaşımla bir yerde oturup, insanların kıyafetleriyle, tipleriyle alay ederdik, hepsi gerizekalı hepsi salak, şu kıyafete bak kesin yollu bu kadın vs. tarzında. Bize göre metalcilik dünyanın en güzel şeyiydi, süper bir etiketti çok asiydik. Çok şükür geçti o günler.
    senin demek istediğin şeyi de anlıyorum, bir dediğin bir dediğini tutmuyor tarzında göt etmeye çalışıyorsun. bir dediğim diğer dediğimi tutmayabilir, tutmak zorunda da değil zaten.

    YanıtlaSil
  4. Ben de dengesizimdir seni yargılamak için söylemedim sadece her insanda olan şeyler bunlar hayatının bi döneminde olsa bile ama bazıları da ömür boyu bunlarla yaşar..

    p.s: bnm göt etmek istediklerim en son söylediğim kesim :)

    YanıtlaSil
  5. evet o tip insanlar direkt olarak uzak durulası :)

    YanıtlaSil

sadece blog reklamlarını yapmak için gelenler lütfen yorum bırakmasın, o tip yorumları görüp yayınlamama kararı aldım.

onun dışında bloğuma uğrayıp, yorum bıraktığınız için çok teşekkür ederim ^_^