25 Ağu 2011

Emilie Autumn Crafters Coast to Coast



Emilie Autumn iyi bir şarkıcı olmaının yanı sıra, aynı zamanda tasarımcı yönüyle göz dolduruyor. Sahne kıyafetlerini kendisi tasarlıyan WillowTech House markası ile boy gösteren Emilie'nin tarzının hastasıyım. Bu video'da peri kanatları yapımını göstermiş adım adım. Ne yalan söyleyeyim yapmazsam çatlarım :)

Bu arada Yemekler ve Müzikler'in yeni post'unda kendisinin Opheliac albümünü ekledim. Ve tabi kalpli pancake'ler var, tavsiye ediyorum gidin oraya :))

22 Ağu 2011

Blogger N'lerini seçiyor!




Kendimi çizemiyorum, onu iyice anladım. Hep bir acayip oluyorum çizimlerimde.

Neyse geçelim Blogger'ın EN'lerine. Sağ olsunlar Mrs.Baros
"en meraklı" ve Finduilas "en yetenekli" kategorilerine layık görmüşler, çok mutlu oldum. Rafların Arasından'ı da seçen seçene o daha bir mutluluk verdi. Olay şu;

Yazının başlığı Blogger N'lerini seçiyor ! "şeklinde olmalı.. Bir bütün halinde ilerlemeliyiz. Her kategori için en fazla 3 kişi yazabilirsiniz.. (Sadece bir kategori için 5 tane yazma hakkınız var. Çoğumuzun blog açmasına sebep olan şey, kendimizi anlatmak.) Ekstradan 1 kategori daha ekleyip, seçiminizi yapabilirsiniz. Aynı kişiyi birden fazla kategoriye yazabilirsiniz. Mim yazılarınız kesinlikle okunacaktır. Yazılarınız okunduğuna dair yorum bırakılacaktır. Bir gün içerisinde yazılarınıza yorum gelmezse mail atarak haber verirseniz en doğru sonucu elde etmiş oluruz. Kurallar için ayrıntılı bilgi için - birinceses@gmail.com


Neyse gel gelelim benim "En'lerime"


En iyi tasarıma sahip blogger: Hesionka


En güncel blogger: Cineshoot,ve Kediler ve Kitaplar


En çok gezen blogger:Hippilazman , Noni

En çok bilgilendiren blogger: Avrupa Sineması, Cafe Fernando


En çok eleştiren blogger: Her Boku Bilen Adam


En çok kendini anlatan blogger: Mia Vallace, Leah, Amsterdam'dan Kartpostallar, Aslısın


En akıcı yazan blogger: Glamdring, Sweetie Leaf , Mrs. Baros , Amaltheian


En eğlendiren blogger: Atgötten, Siminya , Finduilas

En aşık blogger: Yolun Neresindeyim


En meraklı blogger: Okuyan Kedi

En Yaratıcı blogger; Lacheen ,



20 Ağu 2011

Tweet Tweet Tweet Eliza!


Bu sıcak aydınlık güne cıvıl cıvıl cıvıldayan bir şarkı ve klip lazımdı. Ve hatun tabii.
Eliza'yı ben pek seviyorum, böyle yanaklarını mıncırasım geliyor. Aynı zamanda tarzı da pek hoşuma gider. Çizimini yaparken bol renkli çalıştım.
Aşağıdaki "Pack Up" şarkısı ve "Skinny Genes" pek sevilesi şarkılarından ama bir Mr. Medicine şarkısı var ki, hele akustik hali fevkaladenin fevkinde. Ayrıca coverları da dinlenesi.

Bu 88'li ingiliz kızı, Lily Allen'ı hatırlatsa da ben açıkçası ondan daha çok seviyorum. Daha doğal geliyor. Müzikle iç içe olması aileden geliyor. Sesi de harika. Kendi de sevimli, daha ne olsun. Bu arada internet sitesinde blog tutuyor senin benim gibi. TIK! Orada takıldım ben bir süre.
Image and video hosting by TinyPic


Image and video hosting by TinyPic

Tarz olarak pek renkli, eklektik giyiniyor. Vazgeçemedikleri ise Nike Blazerlar. Moschino'nun yüzü olmuş, her kız gibi oje delisi, saçları görüldüğü üzere çok kıskanılası. Ben Coachella festivalindeki stilini pek beğenmiştim.

Eliza Doolittle


Şimdi şarkıyı dinleyip, sözlerine kulak verelim çünkü haklı hatun.

"Pack up your troubles in you old kit bag
And bury them beneath the sea
I don't care what the people may say
What the people may say about me
Pack up your troubles get your old grin back
Don't worry 'bout the cavalry
I don't care what the whisperers say
Cos' they whisper too loud for me."


19 Ağu 2011

Tori Amos-Carry

Tori Amos'tan yeni şarkı geldi hanııım koş koş! durumuna geçtim sabah sabah iyi oldu.
Şarkıyı beğendim ben, klibe bayıldım. Yani tamam öyle ekstrem bir durumu yok ama sanırım ben yeşillikli puslu yerlere bayılıyorum.
Bu arada neden Tori'ciğimi çizmiyorum onu düşündüm şimdi. Ben kiii hastası olan biriyimdir. Eskilerden bir iki çizimim var ama yeni olsun.

14 Ağu 2011

Etiketler

Image and video hosting by TinyPic

Her yanımızı etiketler çevrelemiş. Nereye dönsen baksan onlar var. İşin ilginç tarafı insanlar onlarla yaşamanın doğal olduğunu sanıyorlar ciddi ciddi. Normal olanı buymuş. Herkes beğendiği bir etiketi sahipleniyor. Onu yapıştırıyor üstüne gururlu gururlu. O etiketi olmadan çıplak gibi hissediyor belkide.
Kendime bakıyorum hiçbir etiketim yok sanırım benim. Bir etiketi sahiplenmedim şimdiye kadar. Belki her şeyi yaptım ama onları üstüme bir yerlere iliştirmedim. Neden bilmiyorum, ama bunu kendimi övmek için yazmadım.
Sadece insanların bunlara sahip olmak için saçma bir çaba göstermelerini anlayamadım hiç. Geçenlerde bir yerde bir fotoğraf görmüştüm, işte bu kadar hayat dedim.
Fotoğrafta ;

"To Do List;
Wake up
Survive
Back To Sleep"

yazıyordu.

İşte budur hayat. Onca etiketin, yapmaya kastığınız şeylerin temeli sadece bu. Herkes her şeyi bilmek, çok entel, havalı, "kafamın içinde beyin sahibiyim ben" tarzında görünmek zorunda sanki. Size bir şey diyeyim mi? salak olmak en güzeli. Beyinsizlik harika aslında. Çünkü ne kadar çok şey bilirseniz, bu dünyadan, insanlardan o denli nefret etmeye başlıyorsunuz. Olan her şey sinirinizi bozuyor. Çınlayan Sedir; Anastasya diye bir kitaptan bahsetmiştim hani. O kitapta bahsedilen Anastasya hayatımda ciddi anlamda kıskandığım, keşke öyle bir hayatım olsaydı dediğim bir kadın. Üstelik roman karakteri de değil gayet gerçek. Bunu bilmek, halen bu dünya üzerinde doğal, etiketsiz, basit bir hayatı yaşayan insanların var olduğunu hissetmek bana harika gelmişti.
Ben o şekilde yaşamıyorum her ne kadar etiketlerden hoşlanmıyorum desem de, kaçıyorum, uzak duruyorum, yapıştırmıyorum. Doğal yaşayamıyorum. Birazcık kilo alsam çevremdekiler "çok kilo almışsın, kaç yaşındasın biz senin yaşındaykenli" cümleler kurmaya başlıyorlar. Ben sanki kilo versem tüm dünya verecek, rahatlayacak. Somali'deki çocuklar doyacak, dünya bir nefes alacak. Tüm sorunlar bu sanki. Ne zaman kilo vereceksin, ne zaman evleneceksin, yok mu biri, işe girmeyi düşünmüyor musun, biraz para üret. Bunlara kayıtsız kalamıyorum, umursamasam da bir gün geliyor hepsini boğasım geliyor. Başka bir yere gitmeyi, bir daha dönmemeyi istiyorum en çok. Orada etiketler yok, insanlar doğal, kendilerini kanıtlamaya ihtiyaçları hiç yok, sadece yaşıyorlar, ne yapıyorlarsa sevdikleri için yapıyorlar ve bunun için onay görmeyi hiç umursamıyorlar. Orasının var olmadığını bilsem de o ütopyaya deli gibi sarılıyorum.

Sanırım hep kendi çerçevemle bakacağım hayata, değişmek istedim çok denedim ama yapamıyorum, onaylanmayı yıllar önce bırakmıştım zaten. Sadece başımın üstünde dönen vızıltılara, saçma sapan lakırtılara bağışıklık kazanamadım. Öyle.

12 Ağu 2011

En Sevdiğim Oyuncaklar

Bu tip maketlerin oyuncakların hastasıyız ailecek. Bu tarz şeyler satan dükkanların önünden ayrılamıyoruz. Bende konsept yapıp bloğu şenlendireyim dedim. Buyrun;

Image and video hosting by TinyPic
Çekim yasası bu olsa gerek. Geçen aylarda bu çizimi yaparken keşke sahip olsam böyle bir şeye demiştim. Sonra bit pazarındaki yerde görünce ağzımın suyu akmıştı minyatürüne bile. Ve aylar sonra yatağımın başında arzı endam ediyor. Demek oluyor ki, gerçeğine bir gün sahip olabilirim :) Şimdi düşünüyorum da, öndeki kız çok alakasız kaçmış. Ne düşünüyordum acaba çizerken. Ben olacağım onun yerinde salaş bir tişört, kot, sandalet, şapka ve mp3 yeter artardı.
Image and video hosting by TinyPic

Babam biz küçükken aldı bu maketi. Yaptı heyecanla. Kardeşim ve eve gelen çocuklar sayesinde kendisi bu halde. Ama yinede seviyorum ben onu.
Image and video hosting by TinyPic

Ve esas ağır toplara gelelim. Motorlar!
Süha amca (babamın en yakın arkadaşı olur kendisi) Amerikadan kardeşime getirmişti. Bana da, deniz kızı barbi. Ben tabi motorlara hasta kaldım. Tamam barbie de güzeldi ama bu zamana gelemedi mesela.
Uzun bir süre kutusunda sevdik. Kutusu da pek afilliydi. Tuğlalı duvar şeklindeydi. Sonra çıkardık, kardeşim bile canlarını çıkarmaya kıyamadı. Harley çoğunlukta ama BMW olanı da var.
Bunlar evde olur, SAMCRO tişörtüm olur da konsept bir fotoğraf çekmeden olur mu? Olmaz tabi.

Image and video hosting by TinyPic

İçlerinde en sevdiğimi bu mavi Harley.
Image and video hosting by TinyPic

SAMCRO'nun ülkemiz ayağını kurmuş bulunmaktayım. Şimdi sıra bir JAX TELLER'a sahip olmada. Bence oda olur :)
Image and video hosting by TinyPic

3 Ağu 2011

MOZiiMO ve indirimlr/Şehir Fırsatları



Harika şeyler keşfedince çok mutlu oluyorum. Bugün bandcamp'ta gezinirken buldum mesela MOZiiMO'yu. Daha kimdir necidir tam bir bilgim yok araştırma olayına gireyim.
Image and video hosting by TinyPic

Ve uzun zamandır tanıtmak istediğim bir site var. indirimlr/şehir fırsatları diye BURADAN
girin bakın bence. Nerede ne indirimleri var tanıtıyor netten, yukarıdaki hatun gibi takip edip, ay şurada alış-veriş yapayım, arkadaşlarla şurada yemek yiyip dedikodu yapayım, dur güzelliğim de eksik kalmasın, tatili burada geçireyim diyorsanız takipte olun.
Ayrıca özel alışveriş sitelerinin de indirimlerini, ürünlerini takip ediyorsunuz.
Bence güzel bir site ben artık bakınırım oraya. Yukarıdaki hatun gibi olur muyum bilemem tabii.


2 Ağu 2011

ALABANDADA



Denizcinin gözünde ne merhamet, ne de arzu vardı. Fakat bunlardan çok daha derin ve engin bir şey vardı. Davut kızı, kendisini kabul etmeye zorluyordu. Bir güverte yolcusu, bir fukara olduğu için değil, fakat o kız gibi bir insan olduğu için, denizcinin bakışının kızın en önemli tellerini titretmekte olduğunu yaşlı kaptan sezdi ve bir bahane ile kızın yanından ayrıldı. Kısa bir an için de olsa, bu iki insan, aynı türden iki yaratık olduklarını anladılar. İki kuş gibi, ayrı dallarda oturup birbirlerine bakıyorlardı.

ALABANDADA/ Cevat Şakir Kabaağaçlı



Image and video hosting by TinyPic