31 Ağu 2013

Renga Rengarenk!


Bu çizimi malum merdivenlerin griye boyandığında yaptım. Fenalık geldi homofobi artık. 
Her ne kadar onları yok saysanız da onlar oradalar ve varlar, yaşamaya, insan yerine konulmaya çalışıyorlar. 
Merdivenlerin fikir babası 65 yaşında esnaf bir amcaydı. Sadece güzel görünsün diye düşündü. Belki evet Lgbt'de yardımcı oldu, pek de güzel oldu. Sonrası malum. 

Aslında bu çizimi yapmakla yapmamak arasında kaldım. Hatta kızlara sordum nasıl olur diye. Kimseyi kırmak üzmek istemem, malum hassas konu. 

Lakin en severek çizdiğim çizimlerden biri oldu. Her yerinden amatörlük akıyor ama olsun. Çok sevimli geldi bana. İzmir'de gördüğüm bir transı çizdim esasen. Über güzeldi. 

Merdivenleri kimin boyadığı niye bu kadar önemliydi ki. Tabi geri adım atılması, merdivenlerin tekrar boyanması, birçok yerde bu olayın artarak başlaması çok güzel oldu. 

Şimdi artık reklamdaki gibi her yer renga rengarenk! 
-bu arada o reklamı da nasıl itici bulurdum, gerçeği çok güzel oldu-


30 Ağu 2013

Lana


Ve genç kadın dedi ki ; "We had nothing to lose, nothing to gain. Nothing we desired anymore. Except to make our lives into a work of art."
Lana'yı çizeyim derken Lana hayranı genç kızı çizdim sanıyorum. Ve mavi saçsız çizim yapamıyorum, herkes mavi saçlı olmalı. 

Summertime Sadness'den sıyırdım kendimi diğer şarkılarını dinliyorum artık ve sonraki favorim Ride ve Dark Paradise. Şarkılarındaki kalp kırıklılığını öylesine yaşadım ki, bazılarını kendimi acıta acıta dinliyorum. Sonra o üzüldüğüm kişiye bakıyorum, hiç acı çekmedi, üzülmedi, canımı bu denli yakması umurunda değil. Melankolik takılıyor, çok üzülmüş gibi yapıyor, bunalımlı ruh halleri nasıl iğreti duruyor. 

Çünkü insanları bu denli acıtanlar bunalımda olmazlar. Canları nasıl isterse yaşıyordur onlar, karşısındakinin üzülüp üzülmediğine kafa yormazlar. 

Sonra bizler bir aptal gibi onları hayatımızdan çıkaramayız bir türlü. 
Oysa hayatımızda hiç olmayışlarını fark edemeyiz. 

Sonra Lana çıkar hüzünlü sesiyle 
"I will love you 'til the end of time I would wait a million years
 Promise you'll remember that you're mine 
Baby can you see through the tears 
Love you more Than those bitches before 
Say you'll remember, oh baby, say you'll remember
 I will love you 'til the end of time" 

der ve  hakikaten bunu düşünürüz, gaza geliriz. Adam yine kalbimizi kırar, şarkı sözleri öyle bir batar ki sanki tenine, bedenine, ruhuna...

En son olarak Ride'da bunu duyarım, insanların benim hakkımda hep düşündüğü şeyler sanırım. Muhtemelen oda öyle düşünüyor, bir kalıba koyamadı beni, sığdıramadı, etiketleyemedi. Öylece ne yapacağını bilmez bir şekilde duruyorum hayatında.

 When the people I used to know. 
 Found out what I had been doing. 
 How I'd been living. 
 They asked me why?

26 Ağu 2013

Bloodmilk Jewelry



Kendimce Fashion köşemde sevdiğim takıları icra eden Bloodmilk Jewelry'e yer vereceğim bugün. Supernatural tasarımlarının hayranı birçok isim var. Bende onlardan biriyim tabii.

Her zaman ay taşı bir kolye istemişimdir. Bloodmilk tam manasıyla yapmış. Bayıldığımı eklemeyeceğim ekstra.

Bana milyarlarca dolarlık elmas yüzükler verseler hayır der Bloodmilke koşarım. O denli müthiş.




Tasarımların hepsine göz koydum desem yeridir. Hele benim gibi ay temalı her şeye bayılan biriyseniz sevmeniz muhtemel. Aynı zamanda pençeler de çok dikkatimi çekiyor. Ebay'da da çok hoş şeyler görüyorum, almam an meselesi.








Kat Von D doğal olarak BloodMilk'e karşı koyamamış isimlerden. Bende mutlaka bir tane edinmeyi düşünüyorum. Biraz tuzlu ama olsun. Edinmek isterseniz Etsy'de Bloodmilk Jewelry'e ve Bloodmilkjewels 'a uğramanız yeterli.


-XOXO-
-Sycorox-

16 Ağu 2013

Mustang'in Rüzgarı



Gizem benim bloğu adam etti biliyorsunuz, o kayan headerdan çok istiyordum.

Annemin bloğu ise çok karışıktı, arka planı falan hiç onu yansıtmıyordu. Bende ona bir el atayım dedim. Fena da olmadı sanki. Ben çok sevdim asfdgf. Şu hazır arka planları bilmiyordum şahsen.

Kendisi -beni eskiden takip edenler bilir- genelde günlük niyetinde kullanır. Yaşadıklarını, tecrübelerini yazar. Bundan sonra keyiflerini falan da eklemeyi düşünüyor.

Merak edenleri Mustang'in Rüzgarı'na alalım.

14 Ağu 2013

Kozmetik Aşkına!



Kozmetik tanrıları beni kutsasınlar!

Benim gibi bu işlerden zerre anlamayan biri bile bulaştıysa herkes bulaşır. Hoş halen yok BB krem, yok şu bu anlamıyorum. Ama bir yerden başladım.

Far paletimle aşk yaşadık uzun süre.Gitti Gidiyor'dan almıştım, sorunsuz geldi kısa bir sürede. Geçen ebaydan concealer seti aldım, gift olarak işaretlettim çok sıkı tuttum işi. Ama gelmedi muhtemelen gümrüğe falan takıldı. Yani demem odur ki, çok ebaya makyaj konusunda güvenmeyin, aynıları GG'da mevcut. Neredeyse aynı fiyatına denk geliyor resmen.

 Renkleri süper hatta far sürülmedik halleri şu aşağıdaki gibi. Ben bu paleti kırmızısı için almıştım. Gerçekten de acayip yoğun bir renk tebrik ettim.

Bu arada arma kızımız da boy gösteriyor. Bunu neye yaparım belirsiz gerçi.

Brush setim ise Ebaydan. Onlar geliyor ya sorunsuz geldi. Hatta beklemediğim kadar kısa sürede elime geçti. Ben yıllardır oradan buradan fırçalar alırdım, onlarda naylon sert şeyler, resmen sürmeye korkarsınız. Bunlar ise bir harika. Yumuşacıklar. Tek kusuru çabuk kıllarının dökülmesi. 
Yanına da eşantiyon minik ayakkabı anahtalıkvari şeyi ve taster ruj göndermişler. sevdim :)


Velhasıl kelam süslü bir hatun olma yolunda adımlar atıp duruyorum haydi hayırlısı eheheh 

10 Ağu 2013

Kızıl Tilki


Kartalları çok seviyorum. 
Kurtları çok seviyorum. 

Tilkiler ise çok şirinler. Böyle küçük çocuk gibi bakıyorlar, yavruları hele inanılmaz sevimli. Tumblr sağ olsun tilki sevgisi aşıladı bize iyice.  
Hayvan çizimlerini çok seviyorum hatta bence en adam akıllı hayvanları çizebiliyorum sanki.  Kulak kılları öldürdü ama. Ne zormuş ya, halen olmamış diye diye bi hal oldum :) 
Bu çizdiğimin türü Vulpes Vulpes yani Kızıl Tilki. Genelde Asya, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika'da olurlarmış. Onları kartallar avlıyorlarmış çok üzüldüm bak şimdi. 

Birde sonbahar tilkisi çizerim önümüzdeki günlerde bakalım. 



8 Ağu 2013

Yeni Tema


Dünden beridir bloğumun temasına eğilmiştim. Bir yorum gelmişti çok ağır falan gibisinden. Bende daha sadeleştirdim kendi çapımda, bu konuda iyi değilim ama :)

Sağ olsun Gizem imdadıma hızır gibi yetişti ve bu harika temayı yaptı. Geceden beridir uğraşıyor, nasıl mutlu oldum anlatamam. Bu slayt header olayına bayılıyordum, kaç ay öncesinden istemiştim bayram sürpriz yaptı bana. Harçlık almış çocuklar gibi sevindim *.*

Çok sevdim, ellerin, kolların, gözlerin dert görmesin Gizemim kalp kalp kalp 

Çooooooooook teşekkürler, müthişsin, hiçbir ayrıntıyı atlamadın ay lev ye  ^^


Siz nasıl buldunuz?


7 Ağu 2013

Stahma Tarr- DEFIANCE




Defiance dizisine biraz başladım. Çok sevdiğim söylenemez ama Stahma Tarr'a bayıldığımı eklemezsem olmaz. 

Bende kendi çapımda bir alien konsepti yaptım, hazır beyaz peruk ve lens varken. 
Tepe tırnak siyah görüntü yada tepe tırnak beyazlık en sevdiğim şeylerden. Hatta Lacuna'nın Trip the Darkness klibini o anlamda çok  sevme nedenim (bi ara konsept olabilir bak :)

Stahma'yı görünce de bayılmam normaldi. Canlandıran Jamie Murray esmer bir kadın. Ama tıpkı Prince Nuada kadar cool. 

Dizi Stahma hatrına gidiyor bence. 

1 Ağu 2013

I Got Dragons, Bitch!



Sycorox Targaryenim artık hohoho :)
Beyaz peruğum geldi nihayet nasıl olmuş. Ben yakıştırdım kendime, sarıyı hiç yakıştırmıyorum ama bunu sevdim. 
Ebaydan aldım kendisini, heat resistant(yani fön çekilebilir, üzerinde oynama yapılabilir) olduğunu zannediyordum ama meğersem full sentetikmiş. Önlerini bir düzleştirmeye kalktım keçe gibi oldu. Hoşuma gitti oda ne yalan diyim :)

Tabii sıfır makyaj ve akşamları yediğim çekirdek&kola ikilisinin getirisi olan süper sivilceli halimle nasıl olduysam artık.
Buraya lensler ve makyaj gelecek. Gri lens almayı planlıyorum.
O fotoğrafı instagrama ekleyince ellerimle dalga geçtiler halen etkisindeyim. Napiim ellerim küçük, dolma, çirkin saklayayım mı? 

Ejderha yumurtası projeme başlarken aslında hindistan cevizi ile başlamıştım. Sonra tabağa sığmayacaklarını aklım kesince küçük yımırtalara çevirdim işi. Lakin bir tane orijinal boyutta olsun diye devam ettim. 
Hindistan cevizini nasıl kırdın derseniz, kırmadım. Önce sütünü boşalttım (iğrenç bir şeymiş!) sonra haftalarca bekledi kuruttum. Ve bir iki kere fırınladım. 


Sonra başladım üstlerini polymer clay ile kaplamaya. Önce bir tarafını kaplayıp pişirdim. Tabii salak gibi ayaklık ile pişirmeye kalkınca yangın çıkarıyordum evde, göz gözü görmedi babam korkudan ölüyordu yangın vaaar diye. 
Baba bebeğim doğuyor diyemedim tabii :)
Alt tarafı yanınca o kadar uğraşı çöpe gitmeyecekti, gidemezdi biraz seramik hamuru sıvadım yanan yere. bence daha güzel oldu, orijinalinin de altı böyle çünkü haha 


Ve şimdi asıl olmayan, salaklık edip batırdığım yere gelelim. Ben akıllısı yönlerini karıştırdım iki tarafı aynı yöne bakmadı. Alt tarafı kalk gidelim dedi, üst tarafı bokluk çıkarma otur dedi, ortası biz noluyoruz dedi. Ortası çok kötü oldu. Bir ara yeşil hamurum bitti beyaz kullandım ama akrilik sağ olsun kapattı. 

Minikli büyüklü tüm ejderlerim aynı kadrajda alayım dedim. 

Aslında süper olacaktı o ortası olmasaydı, çok fena gözüme batıyor. Tekrar yapacağım, bu tam olmadı. 
Yeri de hazırdı sıpanın, televizyonun o gıcık boşluğunu kapatma görevi görüyor kendisi. 


Targaryen projem bunlarla sınırlı değil, Daenerys pençe kolye var sırada. Onu yapmaya çalıştım bi olmadı attım, kolay şeymiş diyordum ama en zoru o çıktı. 

Aslında bu ay 5 kilo almamış olsaydım 3. sezondaki mavi kıyafetinden yapmayı planlıyordum. Neyse sonra olsun oda. 


Son olarak harika bir Game Of Thrones theme çalan Harp Twins videosuyla ile bitireyim.
Bu kızlara dikkat, bayılıyorum son zamanlarda onlara. Videolardaki kıyafetlerinin de ayrıca hastasıyım.