31 Ara 2013

Çekiliş Sonucu

Ve dayanamadım baktım!

Çekilişim sonuçlandı. Kazanan arkadaşları kutluyor bu senenin şanslıları ilan ediyorum.

48 saat içinde sycorox84@gmail.com adresine bana adreslerinizi, telefon numaralarınızı ulaştırın.

Bu arada bu Rafflecopter olayını sevmedim arkadaşlar. Çok karışık geldi. Bundan sonra çekiliş yaparsam kendi bildiğim yöntemle, Hüso'nun kafasından çekerim.




30 Ara 2013

2014 Whislist!


Geldik Wishliste! 
Öncelikle her sene olduğu gibi PRAG! 
Çok çok çok istiyorum. Kış olsun, sevdiğim biriyle gideyim. O ortaçağ tavernaya gidelim, üstümde medieval kostümler, mavi saçlar ah ah! Bu arada kar elfi olayını sevdim. Ona da yarın geleceğim eheh

Bu sene kılıçlara taktım. Aslında kaç senedir takık durumdayım da bu sene artık tavan yaptı. En çok Anduril istiyorum. Hatta para biriktirmeye neredeyse başlıyordum, sonra kendine gel dedim. Alsam nereye asacağım? 
İleride olacak ama biraz sabır. 
Bu sene tahtalarıyla başlarım gerisi gelir. 



Neyse muhtemelen alabileceğim şeylerle devam edeyim. Hobbit için çıkan Art and Design kitaplarını deliler gibi istiyorum. İkisini de edineceğim çünkü tam benlik! 



Malum mektup alan biriyim artık öhö öhö çok sevdiğim bir mektup arkadaşım var. O yüzden bu mektup açacaklarını çok istiyorum. Ben onunla yemek bile yerim :p


Victoria Frances en sevdiğim illustratorlardan biridir.
 Onun tasarladığı Favole tarot destesini uzun zamandır istiyorum. Bu sene onuda getirir umarım. 



 Ve bu sene bol bol kitap getirsin, tepemizden aksın. 

Ve mutluluk, huzur, Aşk getirsin lütfen. 

Ve beni Prag'a götürsün LÜTFEN. 

PRAG! 




2013 En'leri.

Bu sene bayıla bayıla sevdiklerim; Duman ve Kemiğin Kızı; Karou'nun masalsı hikayesi oldu.

Karou cosplay'i yaptım bol bol. Zaten Prag'a gitmeyi deliler gibi istiyorum, artık daha bir çok ister hale geldim. Muhtemelen oraya mavi saçlı gideceğim! Bu konsept fotoğrafla hiç beklemediğim şekilde yayınevinden yılbaşı kapsamında kitap kazandım ne sevindim. Bakalım ne gelecek çok meraklardayım.

Bu sene Kitap oburları ile harika turlar yaptık. Onlarla olmaktan öyle mutluyum ki. Oburlar turu sayesinde harika insanlarla tanıştım. Gizem'e ayrıca teşekkür etmeyi istiyorum, bloğumu harika bir hale getirdi. Benim teknoloji özürlülüğümü çekmesi cabası.
Ve sevgili Melda'cığımın kitabı "Yağmurdan Kaçmayanların Şarkısı" beni etkileyen ikinci kitap oldu. Resmen Kuzgun Tepesindeki odamı merak ediyorum. Kuzgunum Lou ile takılırız güzel güzel. 








                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Bu senenin en sevdiğim iki albümü Kaptan'ın sıcacık sesi ile kış albümüm olan "Yoldan Çıkmış Şarkılar"
Sayesinde Tahta Kılıç yapacağım o olacak.


Ve Fazıl Say'ın İlk Şarkılar albümü. Serenad Bağcan'ın sesini ilk duyduğum an vuruldum koşa koşa gittim aldım. İyi ki almışım resmen arşivlik eser. Kahvelerimizin vazgeçilmezi oldu.







Dizilerden Vikings, Game Of Thrones izledim, demirbaşlarım artık onlar. Gerçi GOT resmen piç oldu Gezi olaylarından, Red Wedding'e amaan bi yürüyün gidin Halk Tv'i açalım noluyor edasında izledik.

Friends senesi oldu benim için. Onu izleyen her kişi gibi, muhtemelen ondan sonra başka bir diziye zor alışacağım, komedi dizilerine gülümsemeyeceğim ve deliler gibi yeniden çekilecek mi diye pusuda bekleyeceğim. Şimdi 10. sezonun sonlarına doğru ilerliyorum ve üzgünüm. Bitsin ilk sezonu tekrar izlerim. Dvd'lerini mutlaka edinip, Zeyneple Friends günleri yapma planlarım var.

Filmlerden aklımda kalan çok olmadığı için Get Glue'da etiketlemeyi unuttuğumdan Smaug'a heyecan yaptım en çok.

                                                                                                                                                                   

Bu sene enlerim bunlar idi. Bakalım seneye neler okuyup, dinleyip, izleyeceğim.

25 Ara 2013

Benim Mini Hobbit Evim


Yine bir Hobbit postu!
Geçen Hobbit evi pastası gördüm bundan istiyoruuum oldum doğal olarak. Sonra olur öyle bir pasta ile çıkıp gelen olsa-ki öyle bişey zor biraz- kendim dahil kimseye yedirmeyeceğimi fark ettim. 
Sonra kendimi yaparken buldum. 
Ejderha yımırtalarımdan kalan polymer clay hamurlarımdan bu minik şirin Hobbit evini inşa ettim. 
Artık ev sahibiyim! 

Bu ara D.I.Y olayını abarttım iyice. Bir post daha gelecek. 


Baya bir detay çalıştım. Bahçedeki taşlar, çitler, yapraklar falan. Başka bir şey yapmak için aldığım çim tozu tam oldu. Hatta o olmasaydı bu kadar güzel olmayacaktı sanırım. 

En güldüğüm şey ise twitterda fotoğrafını paylaştığımda bir emlak sayfasının yazdığı mentionlardı. Çok eğlendim. Ama evimi ne satar, kiraya veririm! 
O benim kıymetlimmmssss!


Bu arada Ejderha Yumurtaları ve kolyelerin çekilişi halen devam ediyor. 
Katılmadıysanız ne duruyorsunuz, geçen onların sprey verniklerini sıktım, artık sahibini bekliyorlar. 

Onun için buraya alalım sizi. 


17 Ara 2013

The Hobbit: The Desolation of Smaug! günü.


Nihayet yazmaya elim gidiyor bugün. 

Geçen hafta resmen karın ağrılarıyla geçti. Biletler çıkmadı, son perşembe günü belli oldu seanslar. Biz Ankamall Cinemaximum'da en erken 11 seansında istiyorduk Zeyneple onun için erkenden Ankara ayazında düştük yollara. Babam sağ olsun bizi bıraktı, ilk defa bir Avm'ye çalışanlarla beraber girdik. 
Hemen sinemaya ışınlandık bir sürü kişi var! onlar ne ara geldi oraya falan olduk. 
Bu arada bizimle beraber çok hoş pelerinli, örgülü saçlı elf kostümüyle beraber gelen bir kız vardı. Nasıl kıskandım bilemezsiniz, son filme kostümsüz gidersem artık beni vurun! :)
Aslında kostümsüz gitme nedenim Tauriel nasıl bir şey bir bakayım ona göre son filme onun kostümünü dikerim diye düşünmemdi. İyi ki öyle yapmışım. Son filmde Gandalf olacağız asfsdd

Bir süre geçen gergin bekleyişten sonra Imax'in baş döndüren merdivenlerinden çıkarak, gözlüklerimizi alıp yerimizi de bulup, oturduk. Oturunca koca bir oh! çektim çünkü bir sene gün saymış, bir hafta da çılgına dönmüştüm. 

Sinema soğuk olduğundan dolayı elf pelerinli kız seni deli gibi kıskandım "o nasıl sıcak tutar diye düşüne düşüne bir hal olduk.

-BUNDAN SONRASI SPOİLER İZLEMEYEN KAPATSIN-

Film başladığında bu melodiyi duyup evinde hissedenler beri gelsin. Kostümle gitmesem de yüzüğümü takıp gittim ve Bilbo'nun her yüzüğe davrandığı sahnelerde yüzükle kanka oldum bende asfdh




Genel olarak filmi sevdim çünkü çok özlüyorum Orta Dünya'yı. Ama olmamış dediğim yerler de çok vardı.
En başta Peter Jackson'ın bu kitaptan üçleme çıkarmaya kasması yaptığı en büyük hata. Bir hatta bilemedin iki filmle harikalar yaratabilecekken, şimdi resmen Tolkien'in kemiklerini sızım sızım sızlatacak bir işe girişmiş.

Tauriel karakterinin kıyafetlerine, saçlarına falan fotoğraflarda bayılmıştım. Ama Evangeline Lily'in canlandıracağından dolayı bir temkinli yaklaşıyordum ki, kadını hiç sevmem.
Şimdi resmen nefret ediyorum. Bu kadar saçma bir karakter yarattığı için Peter Jackson affedilir mi bilemiyorum. Hikayede olmayan bir karakteri yaparsın ama ince ince işlersin, üstüne de iyi bir oyunculuk gelir, yine sevebilirdik. Ama bu kadar vasat bir elfi kabul etmiyoruz. Onun yerine Marita'yı oynatsaydı eminim daha iyi işler çıkarabilirdi. Yani her sivri kulak takan elf olmuyor Peter. Kaldı ki, o kulaklar da hiç olmuyor. Elf kulağı mı eşek kulağı mı? Faun bile değil.

Kadının sönük vasat oyunculuğu, çakma Arwen tavırları -Athelas olayına girmiyorum bile- interracial aşk saçmalığı, Legoas ile aşk üçgeni, felaketti. Resmen sinirlendim, boşu boşuna üç filmi doldurmak amacıyla ortaya konulan bir saçmalık, dünyanın en sahte aşkı.

Legolas'a gelirsek; adam Lotr'da genç çıtır şimdi ondan genç olması gerekirken tuhaflaşmış. Daha bronz ve kullandığı lensleri daha açık. Bundan dolayı suratında abuk bir ifade vardı. Birde kıskançlık tripleri falan hiç olmamış o adama. Ama Gimli göndermesi eğlenceliydi.

Thranduil benim favorilerimden. Lee Pace çok iyi canlandırıyor. O tacına zaten göz koydum. Belki ileride cosplay yaparım

Bard'ı oynayan adam da normal Orlando Bloom'a çok benziyordu. Onun kızlarından büyük olan da Peter'ın kızı. Nasıl büyümüş sıpa. Lotr'da Bilbo'nun hikaye anlattığı çocukların arasındaydı.

Sonra Beorn'u Tom Bombadil'i es geçtiği için kızan hayranları sevindirmek için eklemiş. Orada daha çok zaman geçirebilirlerdi ama Peter -ee ekledik ya ne tatava yapıyorsunuz diyebilir. Ama yine de onun evini, o sahneleri çok sevdim.

Thorin benim John Thornton'um. Ama bu filmde yer yer küçük Emrahlaşınca sinir olmuyor değilim.

Bence filmin en kilit sahnesi Sauron ve Gandalf'ın sahnesiydi. Resmen tırstım oralarda, ağzım açık kaldı. Bu üç filmin en iyi sahnesi hep o kalacak.

Ama olumsuzlukları Smaug tamamen götürdü. Benedict'e hayran kalmanın ötesinde, o ses ile evlenmek isteyen milyonlarca insan vardır. Kadın erkek ayırt etmiyorum. Onun çıktığı yerlerde on karış açık ağızla, kalp çarpıntılarıyla izledim. Martin Freeman'ın Hello diye girişi zaten efsaneydi. Uyandırdığını fark edince tavırları, oturuşu.

Sonu için çok kötüydü falan diyorlar da ne olacaktı yapraam? Herhalde orada bitecekti, adam üçleme çekmeyi kafasına koymuş, sen orada bitmeseydi diyorsun. Ha gerçekten bitince ne yani bitti mi olduğumuz bir gerçek tabii.

Çeviride danseden midilli, kuytuorman çok fenaydı.

O kadar saatin nasıl geçtiğini anlamadık. Falso yerleri, keşke böyle yapmasaydı dediğimiz yerleri çok olsa da severek, musmutlu ayrıldık sinemadan.

Ama şöyle bir gerçek var; biz LOTR filmlerini her iki ayda bir aynı heyecanla izleyen kişileriz. Hobbit filmleri günü yapacağımızı sanmıyorum. Belki yaparız tabii bilemem :)

Bizde Bilbo'lu bardaklardan yoktu çok içime oturdu.

O gün bol bol gezindik, hatıra olsun diye şu Noel babalı bardaklardan aldık. Güzeldi, daha çok yapmaya karar verdik, Açlık Oyunlarına gideceğiz bide :)




Ejderha yumurtaları ve kolyeleri çekilişim devam ediyor. 
Katılmak için buraya alalım sizi ^^


6 Ara 2013

GIVEAWAY / Sycorox Dragon Yumurtaları ve Kolyelerin Çekilişi


 Bu bloğumu 19 Ekim 2008'de açmışım. Şimdi baktım 5 yıl geçmiş, 500 küsür takipçim olmuş ki takipçilerim gerçekten hoş insanlar, yalakalık olsun diye söylemiyorum. Çoğu zaman vay be bu kişi de beni takip ediyormuş, çok hoş yaa dediklerim var aranızda.

Blogda önce yazılar vardı, lakin bir süre sonra çizimlere döndü. Sonra da kendin yap projeleri daha ağırlıklı oldu.

Şimdiye kadar hiç çekiliş yapmadan bu günlere gelmiştim, lakin 5. yıl olunca size benden bir parça olabilecek bir şeyler vermek istedim. Tabii birde yılbaşı çekilişi de olsun ayrıca istedim.

Öncelikle yumurtalara çok büyük emek harcadım, kıskanıyorum resmen kazanan kişiyi. Çok yakınlarım bilir haftalardır üzerinde çalışıyorum.

Kolyeler keza öyle.

Çoğu kereler "amaan sen elindekileri ver" diyen çok oldu ama öyle olmaz dedim. Bu yumurtalar ayrıca benimkilerden büyük. Tamamen el yapımı, benden size bir hatıra...

Bu arada bana Rafflecopter işinde yardımcı olan, aynı zamanda bloğumun tasarımcısı, Kitap Oburlarının beyni canım Gizem 'e teşekkürü borç bilirim. O olmasaydı çıkmazlardaydım. Çooook teşekkürler ^.^




Öncelikle çekiliş için en önemli gördüğüm detay, çekiliş sorusu. Bu üç kafadarın Daenerys Targaryen'in ejderhalarının  isimlerini soru kutucuğunun altına yazmanızı istiyorum. 


1 Kişiye Ejderha Yumurtaları
1 kişiye Tek Dragon Claw kolyeyi
1 kişiye de Çift Dragon Claw kolyeyi vereceğim. 

Çekiliş bugün başlayıp, 31 Aralıkta son buluyor. Yeni yılın ilk günü kazananları duyuracağım. Yurt dışından katılımlara açık değilim, üzgünüm. 

Haydi bakalım iyi şanslar ^^