26 Ara 2014

Wishlist



Bu yıl öyle böyle bitiyor. Nasıl geçti derseniz orta şekerli diyebilirim. Bol hayal dünyasına kaçmalı. Çünkü artık ciddi anlamda insanlardan, hayattan, her şeyden yoruldum. 

Bazen her şey çok benim dışımda yaşanıyor gibi hissediyorum. Uyum sağlayamıyorum, diğer insanlar gibi evleneyim diye düşünemiyorum. Hatta bir adam benimle ciddileşse öff böyle konuşmasana bak şu film çok güzel, bildiğin iyi film, şarkı varsa söylesene diye diye kaçırıyorum. Çünkü aşklı şeylerle hiç alakam yok. Sevsem, aşık olsam bile bunu nasıl yaşayacağımı bilmiyorum. 

Hakikaten diğer insanlar nasıl yapıyorsunuz bunu? 

Bu sene istediğim çoğu şey oldu olmadı. Yine Prag yalan oldu ve bu seneki Wishlistimin tepesinde. Baktım geçen seneki isteklerime unutmuşum onları. Victoria Frances Favole'leri alaydım bari. Bu sene kesin alacağım!

Yine bol kitaap! Ama bu sene ciddi anlamda bir kitap okuma programı yapacağım. Okumayı çok istediğim kitaplar var. Bu sene zaten az kitap okudum. Cidden az. Lakin GR kitap kotamı baya yüksek tutmayı planlıyorum. 

Bol çizim yapacağım. Bu çizimi çok sevdim ama. Kartpostal yaptırmayı planlıyorum. Yeni yıl zamanı Postcrossing ile yollarım birilerine. Bide yine kartpostal olayına uygun birkaç çizim yapayım diyorum. Bastırıp postcrossing ile yollarım, dünyayı gezer çizimlerim :) 
Genelde mavi saçlı bir kız çiziyorum bu aralar, öyle çizersem şayet gerçekten gezmiş gibi olurum eheh 

Bu sene cidden aşkı yaşamak istiyorum. Yani sevdiğini belli eden biri karşıma çıksın artık yetti. 
Acaba? sorusundan çok yoruldum. 

Bu yıl Oscarlık filmlerin hepsini izleyeceğim. Geçen sene izlemediğim için, Oscar törenini de izlememiştim zevki olmaz diye. 

Bu sene artık cidden zayıflayacağım. Çünkü giymek istediğim çok elbise var. Mesela cosplay yapamıyorum sırf o yüzden. Aslında yapılır ama ben çok detaycı ve mükemmeliyetçiyim. Kılı kırk yararak iş yapıyorum. Mesela Elsa olacaktım ama kilo veremeyince kaldı. Tombiş Elsa mı olur ya askdkf

Gene çok şey istememişim ee daha ne isteyeyim kitaplar olsun hayal dünyam ve Prag olsun sevdiğim kişi olsun yiter be :)) 


Facebooktaki yıl şeysini bir çoğunun aksine ben sevdim. 
Çok şirin geçmiş gördüm de. Hep kutlama, zaten hayatımız kutlama.


Bu sene hiç planlamadan birden yaptıklarım;

Birini hayatımdan çıkardım (iyi mi, kötü mü oldu pek halen çözemedim stalkır oldum bu sayede)
Saçlarımı mavi yaptım, deniz kızı modunda gezdim. (Ama bu süper oldu çok mutluyum)
Tardis atkısı aldım ( Bu ondan süper oldu) 

Bakalım bu yıl mavi kız ne yapacak?
Hangi diyarlarda olacak?
İzleyip görelim :)

22 Ara 2014

Gözyaşları eşliğinde bir The Last Goodbye



Ve sonunda izledik. 
O büyük gün geldiğinde Zeyneple evden çıkarken heyecanlıydık. Biz erkenden gittik ki, yer bulma sorunu olmasın. Giderken benim karnım ağrıyordu, ellerim buz kesmişti. Hiçbir sınava girerken bu kadar heyecanlanmadım. 
Sinemaya gittik full sıra! üüüüüü diye sinirlenmeye başlamıştım ki, neredeyse %90'ı Müzeyyen için gelmiş sıra bekliyor. Sevinçten uçtum. Biletimizi aldık daha erkendi, Orta Dünya kafeye gittik. Birer çay söyledik deliler gibi heyecanlıydık. Heyecanlı ve çok mutlu. Aşağıdaki halimiz. Zey Orta Dünya selfisi de yaptı askdkfl 


Sonra benim başıma ağrı girdi heyecandan, allatan Zey'de ilaç vardı yoksa yanmıştım. Her şeyimiz tamam girdik sinemaya yerlerimizi aldık. Gelenlerin çoğu askerdi asjdkf

Şu kadar söyleyeyim ben filmlerde falan çok fazla ağlayan biri değilim -o kore dizileri sayılmıyor dimi- ama sinemadan panda gibi salya sümük ayrıldık. Film bitti One Last Goodbye'da o sketchler nasıl güzeldi. Millet tak! ışıklar yandı çekti gitti. Biz temizlik görevlileri ile çıktık salonu kapattık neredeyse. 



Açık söylemek gerekirse ben filmi beğendim. O Tauriel cadısına rağmen beğendim. Onlara takılıp beğenmedim diyenleri anlamıyorum. 

Hele sonunda LOTR göndermelerinde istemsizce ağladım. 
Exteded'i çıksa da Hobbit&LOTR hafta sonu yapsak 3 gün Orta Dünyaya doysak diyorduk yine Orta Dünya kafede yemek yerken. 


Hayır bu denli laf edenlerin şıkır şıkır Tauriel neyim olarak galalarda boy göstermesi acayip sinirimi zıplatıyor. Zaten o gala olayına girmeyeceğim ışığı gören bütün alakasızlar gitmiş. 
Sonra da çıkıp bana o bütçeyi verin daha iyisini çekeyim bişeye benzemiyor diyor. Ya sabır sen daha doğru dürüst elf cosplayi yapamıyorsun ne filmi? 

Filmde benim de bu ne ya saçmalamışsın dediğim çok şey var. Tauriel & Kili olayı mesela. Legolas çok rahatsız etmedi, tek rahatsız eden adamın olgunlaşmış olması ve bunun göz tırmalamasıydı. Babası zaten taşlar ötesi acayip bişey o başka postun konusu. 

 O değil bu son olması içimi acıtıyor herkes gibi. Christopher nolur izin ver diye diye bir hal oldum. Silmarillion çekilse ne biçim yerim yalan değil. Yaşlılığımda bile giderim heyecanlanırım. 


Şu hayatta var olmuş olmasına en çok şükrettiğim insanlardansın Tolkien. 





Sanırım bir süre her postun altına The Last Goodbye koyup bezdireceğim sori. 

Hadi izleyip bir kere daha ağlayalım.

17 Ara 2014

The Last Goodbye



Bugün Orta Dünya'ya veda ediyoruz. Yooo hayır ağlamıyorum gözüme toz........



 

14 Ara 2014

Entre Cîmes et Racines [Hobbit Evleri]



Bugün kitap bloğumuz Rafların Arasından'a Alan Lee ve John Howe'lu şu yazıyı hazırlarken içeriden deli gibi annem çağırdı. 
Trthd'de Echo-logis programı vardır ki gerçekten çok harika bir program. Orada Quebec'te olan bir aile oteline yer verdiler. 
Bir bölümünü Hobbit evinden ilham alarak yuvarlak kapılar, pencerelerle dizayn etmişler. Çok tatlı bir otel. Kesinlikle gidilmesi gereken yerlere not ettim. 

Tolkien meraklılarının mutlaka kıyafetleri ile gittileri bu mekanda, doğa yürüyüşleri gibi etkinlikler yapılıyor. 





Otel anladığım kadarıyla iki bölüm. Biri bu şekilde, diğeri de Hobbit house şekilinde tasarlanmış. İkisi de pek güzel, ormanın içinde, huzurlu. Sahipleri yapımında baya uğraşıp, çok çalışmışlar. 



Merak ettiyseniz sizi internet sitelerine alayım. 


2 Ara 2014

Mermaidunicorn

  

Faun - Unicorne

Unicorn oldum ben!

Daha önce FireflyPath'dan esinlenip taç yapmıştım. (Benimki daha hoş oldu asjdj)
Saçlarla siyah daha yakışır, Dark unicorn olayım diye diye önce siyahı taktım. 

Bu sefer de Özgenin tabiri ile Mermaidunicorn oldum eheh. 

Şarkımız da çok tatlı <3 p="">




*** Blessed Be***

1 Ara 2014

Tahta Kılıçlarla



"Savaşmaktan çekinmezdik aslında, Tahta Kılıçlarla!" demişti kaptan. 

Hepimiz kahraman olmak istiyoruz küçük dünyalarımızda. 
Ama bir yandan biraz biraz tembel, biraz korkağız. Ama en çok daha halen çocuksuyuz. 
Ben çocukken Zeyna vardı. Ona o kadar hayrandım ki. Pazar günleri onu izleyip sonra annemin tahta büyük cetvelini ve kasnağını alıp Zeynacılık oynardım. Ertesi gün okul var. Yatmak lazım. 
Gece uykuya Zeyna gibi dalardım. 

Şimdi düşünüyorum da o kız hiç büyümedi. 

Dün hediyelik eşya fuarına gittik. Eskisi gibi çok çeşit olmasa da, ben istediğim her şeyi aldım topladım. Hele 5 liraya bu tahta kılıcı görünce dayanamadım. Aklıma Kaptan geldi, Zeyna geldi. 


Yıllardır Dreamcather isterim. Annem bu sene yapacaktı bana ama fuarda 10 tlye bulunca kaçırmadım. Psikolojik midir nedir dün çok huzurlu bir uyku çektim. 

Ve ok&yay takımım. Onu daha önce Gitti Gidiyordan almıştım. 

Bu hafta saçlarımı kestirdim nasıl olmuş? Çok keser diye korkuyordum ama baya güzel oldu. 
Ve açık mavi boyayı bitirip ikinciyi aldım. Uzuuuun bir zaman hatta belki hep mavi olarak devam edeceğim. Çünkü çok sevdim. 
Bide benim saçım mavi röfle gibi oldu. Ombreyi bile geçti artık. 

Bugün gittiğim eczacı saçıma bakıp musmutlu oldu :)
Ben renkli saçları hiç sevmem beğenmem ama bu başka bir şey deniz gibi, çok yakışmış, çok güzel olmuşsunuz dedi. Acayip mutlu oldum açıkçası saklayamayacağım blog. 
Yürürken insanların bana bakıp gülümsemeleri çok sevimli. 

Son olarak size Blogger Dergisinden söz edeceğim. İlk sayısı çıktı. Sevgili Senem Sefa Şahin'in hazırladığı derginin ilk sayısında benim Melek yazım var. Açıkçası dergi harika, dolu dolu olmuş ve devamını heyecanla bekliyorum. Ps: ayrıca Yekta Kopan röportajı da var!

Okumak için tık tık