10 Oca 2015

Merida


Brave'i ilk izlediğimden beridir bayılır ve bunun cosplayini yapmam lazım derim. 
Bu sene baharda gelecek!
Merida karakterini o kadar seviyorum ki, yanaklarını sıktırasım geliyor :)

Yapacağım kostüm bir uzun dümdüz elbise, bir de kısa elbise olacak. 
Hem normal Merida, hem de orjinal ortaçağ kostümü olacak. 
Peruğu kendim yapacağım. O nasıl olacak derseniz en iyi kostümü yapanlar hep 3 peruk birleştirmişler. Normal satılan peruklar cidden az geldi bana da. Merida'nın über yoğun kıvırcık saçları var. 
Yavaş yavaş makyaj denemelerine başlayıp, orjinal kızıl olmaya çalıştım. Bence başarılı oldu cidden. 
Bakalım nasıl bir Meridacık olacağım :) 


8 Oca 2015

Başlıksız





Bu aralar sıkılıyorum.
İnsanlardan, dünyadan vs o kadar yıldım ki.
Bir tek deli gibi üşüsem de kar'ın yağması musmutlu etti beni. Kar yağınca bütün dünyayı güzelmiş gibi göstermesi, sesleri yutması falan tam bana göre.

Lakin saçlarım cadıdan hallice, berbat boyası geldi. Dünyaya bakınca saf kötülük görüyorum. Kar eriyip bitiyor. 

Sabah facebookta gezinirken geçen Orta dünya ile ilgili yazdığım bir yazıya, birinin günler önce -özetle bişeyden anlamaz beyinsiz trollsünüz- tarzı yazdığını görüyorum. Yazdığım şeyin ne kadar doğru olduğunu ispatlıyor. Yazdığım şey de 3 ayda Tolkien'den iyi kitap yazarım diyen bir ekşi sözlük yorumunu eleştirdiğim bir yazıydı. Aynı zamanda Peter Jackson'a çok yüklenildiğinde dem vurdum falan. İşte ondan dolayı ne trollüğüm kalmış ne cahilliğim. Zaten bu ara moda PJ'a sayıp sövmek. 

Ya Hobbit zamanı yurt dışında takip ettiğim kişilere baktığımda hepsinde bir bayram mutluluk ve hüzün vardi. Kendilerini o havaya kaptırmalar falan. The Last Goodbye'yı gözlerimiz dola dola izledik (halen öyle)
Bizde de daha filmi izlemeden kesin berbattır cümleleri kuruluyordu. O sinemalara kesin kotu diyerek gidildi. Hayır anlamıyorum her şeyi bu kadar büyük istiyoruz ve sonra hayal kırıklılığına uğruyoruz, neden mutlu olmaya hiç çalışmıyoruz. Bu sene ayni şeyi Star Wars için yapacaklar. Hani herkes her şeyi beğenmek zorunda değil ona da tamam da sevip beğenenleri aşağılamak niye?

Peki neden aynı ukalalık GOT yaşanmadı?
Ben geçen sezon -ki en iyi sezonuydu- bir dönem bırakma, izlememe noktasına geldim. Dizinin en önemli son iki bölümünü günler sonra izledim. Neden mi? İlk bölümlerde (neredeyse 3-4 bölüm) full kadın tecavüzü vardı ve bir süre sonra bu ne yaaa demeye başlamıştık. Yurt dışında çok eleştirildi bu durum, forumlarda falan baya konu oldu. Peki bizim ukalalar o zaman ne derdindeydi
"uuu abi herkesler sapır sapır ölüyor!"
"getti getti oberyn getti!"
Bunları burnu havada engin bilgileriyle eleştirmediler bile. Adam kitabı okuyana bile spoiler veriyordu ama çok umursamadılar. Ben bu konudan rahatsız çok az kişi gördüm. Ama sesimi çıkarmadım banane isteyen istediği gibi izler. Ki seriyi de deliler gibi seviyorum.

Sonra Pariste yaşanan korkunç olaya verilen tepkilere şaşıranlara şaşırıyorum. Bu kültür içimizde var, aklı selim diyeceğimiz kişilerde bile. Daha biz aynı fikri paylaşmadığımız insanları ezip aşağılama olayında iken onlar nasıl böyle düşünür diyebiliriz ki? Dün bir sinema yazarı arkadaşımla bu konuyu tartıştık. Neden hiç konuşmuyorsun bu konularla ilgili kendi dünyanda yaşıyorsun görmüyorsun bile dedi. Bende çekiniyorum sizinle konuşmaya mutlaka " sen bişey bilmezsin" moduna giriliyor geriliyorum dedim.

Evet direkt öyle kore dizisi izlediğimi söyleyince insanlar dalga geçiyor, Hobbiti ve Pj sevdiğimi duyanlar troll diyor işte. Ondan sonra Gamze kendi dünyasında yaşıyor oluyor. İnsanlarla gerekmedikçe muhatap olmuyorum, çok az kişi ile yakın olabiliyorum. Bu dünyanın gittikçe çivisi çıkıyor, herkes mutlaka karşısındakine fikrini kabul ettirmeye çalışıyor, asla değişmem sen değişeceksin, hatta dün olan menfur olaydan görüyoruz ki, değişmeyeceksen ölüme davetiye çıkarırsan, böyle ölürsün diyor.


Çok üzücü.


Onun için yine kendi dünyama çekiliyorum.

Orada kitaplarım, müziklerim, özel gördüğüm günler, Orta Dünya, masal dünyasında sevdiklerimle mutluyum. Ara sıra gerçek dünyaya bakıyorum ve gerisin geri kaçıyorum. Çünkü insanlar mutsuz, hadsiz ve saldıracak yer arıyor.

Ayrıca Pariste yaşanan o olay ve ölen insanlar için çok üzgünüm. İnsanlığın geldiği nokta bu.

#JeSuisCharlie

7 Oca 2015

Yılbaşı


Çok güzel bir yılbaşı geçirdik. Günler öncesinden yapacak mıyız, olacak mı diye gerilsem de oldu. 
Herkes'in istediklerini yaptık. David Garrett'tan, Ankaranın bağlarına kadar herkesin istediği müzik dinlendi, oynandı eğlenildi. İnstagram'da biraz video spamı yaptım sori. 

Bu yılbaşı Zey ve ailesi bizdeydi. Şöyle bir şey var, tatiller ve yılbaşı gibi partiler herkesle gidilmiyor, kutlanmıyor. En kafanın tuttuğu kişilerle bile olmuyor. Ama o gün fark ettik ki Zey'lerle yılbaşı felaket eğlenceli geçiyor ♥ 


Yılbaşı olur da ağaç süslenmez mi? Bayılıyorum süs olaylarına ya. Bizim ağaç her sene biraz daha büyüyor, ekleniyor. 


Bu sene aslında dillere destan bir sofra hazırlayacaktım ama olmadı. Yılbaşı zamanı her şey bitiyor. Mesela kırmızı kadeh alamadık, örtü istediğimiz gibi bulamadık, kütük suplalar için siparişi geç vermişiz, yılbaşı ışıklarını alamadık. 

En sonunda olduğu kadar olsun dedik ve böyle de harika oldu. 





Spesyal olarak her yılın vazgeçilmezi damla sakızlı et ve kestaneli pilavdı. Annem efsane yapmış yine. 

 Noel anne olmasam olmazdı tabiiy :) 


 Pastayı bu sene annem yaptı. Açıkçası rulo pastada kendime güvenemediğimden işi ona bıraktım. Dev gibi bir kütük yaptı kadın :)

Veee en sevdiğim, gözlerimin dolmasına sebep olan şey!
Duman ve Kemiğin kızı kitabının ikincisi Kan ve Yıldızışığı Günleri'ni çıktığından beridir çok istiyordum. Görünce heyecan yapıp deliriyordum. 
Zey'im yılbaşı hediyesi olarak almış. Nasıl mutlu oldum anlatamam kafamdan çıkan kalpler kesin görülüyordu :)


Zey bu şekilde o günü kolaj yapmış. Her boyayı boyadık. İçtiler, şarkı söyledik, geyik olduk, tombala oynadık, bol bol yedik :)


Herkes yatınca da yılın ilk kahvesini benim lalalalalarım eşliğinde içtik, fallara baktık. Bahsettiğim lala işte şu :)


O günü çizmesem olmazdı tabii :)



Mutlu bir yıl olsun ^^