27 Nis 2015

Hayaller

İllustrasyon: Christian Schloe

Hayaller kurarız. En sevdiğim şey. Masal temalı hayallerim hep mutlu etmiştir. İçinde elfler, deniz kızları, unicornlar, ejderhalar var. İmkansızlar ama mutlu ediyorlar.

Gerçek dünyada ise hayallerim hep üzüyor, canımı acıtıyor. Birini hayal etmeye korkuyorum. Bir kapıyı açmaya korkuyorum. O hayaller hep elimde kalıyor, bozuk kapı kolunun kalması gibi. 

Hep bana öyleymiş gibi geliyor. Kendimi "kızım sana öyle geliyor saçmalama" derken yakalıyorum. Hiçbir şeyden emin değilim, olamıyorum. Her şey yarım, öylece bırakılmışlık. 

Birini seviyor olmak, aynı zamanda nefret etmek, sinir olmak, gıcık olmak, negatif tüm yönlerinin gözüne batması, buna rağmen sevmek, sonra kendini defalarca defalarca salak gibi hissetmek, bunun yıllarca tekrarlanan kronik bir durum haline gelmesi, insanların sana sen halen orada mısın bakışı, herkesin hayatına devam edebilmesi ama senin bir türlü edemiyor oluşun, hastalıklı mı, saplantılı mı yoksa her ikisi miyim diye kafa patlatmaların, dengesizliğinden dolayı saçmalamaların, benden niye hoşlanmıyor bunalımları.
                              Tüm bunlar o denli yoruyor ki ruhumu, bir gün bırakıp çıkıcam. 

Ama şimdi şu şarkıyı bırakıp çıkayım. 





But dreams come slow and they go so fast 
 You see her when you close your eyes
 Maybe one day you'll understand why 
Everything you touch surely dies


Only know you love her when you let her go 
 And you let her go