10 Ağu 2017

Home Sweet Home





Klasik bir tatile çıkıyorum fotoğrafı ile yazima başlayayım dedim :) 

Tatilden döndüm tabii. Ve bu sene hem çok hoştu hem de eve bir an önce döneyim diye deli oldum. Çok hoştu çünkü denizi izlemek bile insana huzur veriyor. 
Ama geçen sene her yerini karış karış gezdiğin bir yerde sıkıcı oluyor. Kendine ait bir yerde olsan sıkmaz ama birinin evine gidince olmuyor. 
Hele ki bu ev aşırı basık, insanın üstüne üstüne gelen bir yer ise ekstra bunaliyorsun. Ev sahipleri de aşırı eleştiren, bunaltan insanlar olunca bir an önce gitmek istiyorsun. 
Bir de bu tatilde çok ağır bir kazayı resmen kıl payı atlattık. Halen nasıl sadece ufacık bir çizikle anlattığımıza inanamıyorum. 
Ve ben bu tip olacak şeyleri insanların hissettiğini net gördüm. 
Salihler altında bulunan Blue Beach'a gitmiştik. O gün harikaydı, deniz harikaydı. Dönüşte arabaya bildiğimizde bugün iğrençti dedim bir an. Annem kızım iyi misin bugün harikaydı, bu kadar da her şeye burun kıvırma dedi. Düşündüm hakikaten yaaa dedim. Yola çıktık, üzerimde aşırı bir ağırlık vardı. Hatta bizimkiler noldu sana yaa dediler. 
Ve bir anda karşı yönden bir araç bizim çok az önümüzde takla atarak yan taraftaki ağaçlara çarptı. Babam eğer biraz hızlı gitseydi bize carpacakti. 
Bir an şok olduk, hemen polisi, ambulansı, itfaiye ne varsa hepsini aradık. Arkadaki kadın hiç hareket etmiyordu ve sıkışmışlardi. 
O kazada arkadaki kadın vefat etmiş. 
Eğer bize carpsalardi belki ölen kişi ben bile olabilirdim.  
Çok üzüldüm, o aileye çok üzüldüm. Savrulurken bir sürü şey bizim arabaya uçmuştu, tek bir minik çatlak olmuş. 
O savrulan eşyalarda plaklar varmış. Yola saçilmişlar. Cunda'da bit pazarı oluyor, muhtemelen oradan almışlardı.  
Eve geldik, ev sahibi kadına anlattık (kendisi yakınmız ama artık benim için değil) anlattık himm banane ölseydiniz keşke der gibi davrandı. O an oraya karşı hiçbir ilgim kalmadı. Eve gelmek istedim, bir daha orayı görmek dahi istemedim. İnsanlar çok iğrenç. 

Son zamanlarda bu olayın bana bir uyarı olduğunu düşünüyorum. Malum en yakın burayı okuyanlar bilir, surekli ruh halim değişiyor ve bazen ölümü dahi düşündüğüm oluyor. Sanki kendine gel uyarısıydi. 



Bu tatilde baya kitap okudum. Yarım biraktiklarimi bile bitirdim.
Ve bana çok şey katan, nerede hata yapıyorum sorusunun karşılığını bulduğum bir kitabı okudum.


Don Miguel Ruiz'in Dört Anlaşma kitabı.  Bunu epub formatta okudum ama gidip kitabı da alacağım. 

Hani That Sugar filmini izleyince bir film izledim hayatım değişti kafasına ulaşmıştım, bu kitap da aynı kafayı yaptı. 
Hiçbir şeyi şahsi algılama ve varsayımlarda bulunma olayı benim sürekli yaptığım şeyler. Sanki dünya benim etrafımda dönüyormuş gibi düşünüyorum bazen onu fark ettim. 
Baş ucu kitaplarımdan olacak. 


Yine Sevim ve Necdet Kent kitapligina gidip oradan aşıklar tepesi ve değirmeni fotoğrafladım. 


Eve gelince seneye yapacağımız tatilin planını yaptım hemen ve müthiş apart oteller buldum. Ve çok üzdü bu bizi. Bu sene de yapabilirdik. Hele Kekik isimli bir butik otel Selimiye'de var, orada bir gün bile olsa kalmayı deli gibi istiyorum. Ben büyük otellerde havuz başı takılmaktan nefret ediyorum. Bana müthiş bir manzarali balkon verin yemek falan hiç önemli değil. Ve o şekilde olan yerler buldum.

Seneye en çok istediğim şey yamaç paraşütü. Hatta öyle ki, Fethiye'deki pilotlarıni takibe almıştım instagramda, onlar da beni takibe aldılar. Hiç yabancılık cekmeyecegim 😂
Yuzmeyi çok iyi bilsem dalış da istiyorum.


Ve dönüş yolunda full yağmur yağdı. Biraz korkutucu, bol melankolik bir yolculuktu. 

Ve bu yolculukta Mermaid playlistimi dinledim. Dinlemek isteyeni Buraya alalım.

Ve eve gelince "Home Sweet Home" şarkısı çalıyordu.